SUÇLAR: 1.5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
2.Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Her iki suçtan mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin hem kaçakçılık hemde resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hükümlere yönelik olduğu, transit refakat belgesinde ve ekindeki belgelerde adı geçen kurum olması nedeniyle de resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükmü temyize hak ve yetkisi olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; eşyanın değeri fahiş olduğu halde sanık hakkında eksik cezaya hükmedildiğine, yalnızca numune sigaraların müsaderesine karar verilmesinin, nakil araçları hakkında müsadere kararı verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebepleri; kararların hukuka aykırı olduğuna, beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
Kolluk birimlerince yürütülen istihbarata dayalı çalışmalarda ... plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı ... plaka sayılı dorse ile kaçak sigara getirileceği yönünde bilgiye ulaşılması üzerine durdurulan, sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan kontrolde, sanık tarafından transit refakat belgesi ibraz edildiği, aracın Gümrük mühürlü olduğu, sanığın beyanında araçta musluk malzemeleri olduğunu belirttiği, Gümrük Muhafaza Müdürlüğü ile irtibata geçilerek gümrük muhafaza memurları tarafından evrak ve mühür üzerinde inceleme yapıldığı, Gümrük Bilge Sisteminde yapılan sorgulamada, beyannamedeki seri numarasının henüz kullanımda olmadığının, eşya kodunun uyumsuz olduğunun, araçların yurt dışı giriş ve çıkış kaydının olmadığının, evraktaki mühür numarası ile güvenlik mührünün uyuşmadığının, evrakta belirtilen varış yeri kodunun uyumsuz olduğunun tespiti üzerine, önleme araması kararına istinaden ve dorse kapaklarında bulunan mühür kırılmak suretiyle dorse içerisinde yapılan aramada, karton koliler içerisinde 31.300 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanığın savunmasında; aracın ...'a ait olduğunu ve kendisinin araçta şoförlük yaptığını, cam yükü taşıdığını, aracı cam yüklü halde Besni ilçesinden tanıdığı ...'e teslim ettiğini, şahsın üç gün boyunca araçta şoförlük yaptığını ve aracı Gaziantep'te kendisine teslim ettiğini, aracı teslim alırken ...'in araçta musluk ve vana yüklü olduğunu söylediğini, aracı alarak İstanbul'a gittiğini, Gebze'de yapılan aramada kaçak sigaraların ele geçirildiğini, ... adına sigortalı şoför olarak çalıştığını, eşya gümrük çıkışlı olduğundan dorseyi açma yetkisi olmadığını, kaçak sigaraların nereden, ne şekilde yüklendiğini bilmediğini, asıl yargılanması gereken kişilerin ... ve ... olduğunu, birinin aracın sahibi, diğerinin ise aracı kendisine yüklü halde teslim eden şoför olduğunu, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği görülmüştür.
Gürbulak Gümrük Müdürlüğü tarafından Mahkemeye ibraz edilen, dosyada mevcut 25.01.2016 havale tarihli yazı cevabında; "transit refakat belgelerinin sahte olduğunun, belge üzerindeki mühürlerin Müdürlükleri ile ilgisi olmadığının, beyannamenin sistemlerinde işlem görmediğinin, beyanname üzerinde isimleri bulunan memurlara ilişkin Müdürlük emri olmadığının aynı zamanda resmi mühür sahte olduğundan ekindeki beyannamenin de sahte olduğunun düşünüldüğünün" belirtildiği görülmüştür.
Dosyada mevcut bilirkişi raporunda, transit refakat belgesinin, belge üzerinde bulunan mührün, imzanın ve güvenlik kodunun aldatıcı yeteneğinin, iğfal kabiliyetinin bulunduğunun belirtildiği görülmüştür.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Suçun işlenmesinde kullanılan nakil araçları ile ilgili olarak iddianamede müsadere talebi bulunmadığı gibi Mahkemece de bir karar verilmemesi karşısında, temyiz incelemesine konu bir kararın mevcut olmadığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin, suçun işlenmesinde kullanılan nakil araçlarına yönelik temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan 03.05.2016 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır.
B.Kaçakçılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın savunmasında, ...'a ait araçta, onun sigortalı şoförü olarak çalıştığını, aracı cam yüklü halde Besni ilçesinden tanıdığı ...'e teslim ettiğini, şahsın üç gün boyunca araçta şoförlük yaptığını ve aracı Gaziantep'te kendisine teslim ettiğini, aracı teslim alırken ...'in araçta musluk ve vana yüklü olduğunu söylediğini, eşyanın gümrük çıkışlı ve aracın da mühürlü olması nedeniyle dorseyi açma yetkisi olmadığını belirtmesi karşısında; ...'ın ve ...'in mahkeme huzurunda olaya ilişkin ayrıntılı ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde beyanları alındıktan, beyanlarına göre gerekirse haklarında suç duyurusunda bulunulması hususu da değerlendirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, sanık hakkında eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;
1.Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra aynı maddenin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre fahiş değerde olduğu cihetle sanığın cezasında bu nedenle 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
4.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
5.Ele geçen kaçak sigaraların tasfiye edildiği anlaşılmakla tasfiye bedelinin Hazineye irat kaydına, numune sigaraların ise 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B.Kaçakçılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.