Melek ... ve müşterekleri ile ... ve müşterekleri, dahili davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Şabanözü Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.05.2011 gün ve 17/71 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde, Şabanözü İlçesi, Bulgurcu Köyü, 104 ada 8 parsel ... taşınmazın yarı hissesinin ... ... adına kayıtlı olduğunu, ... ...'ın 08.03.1995 tarihinde vekili ... aracılığıyla taşınmazı vekil edenine sattığını, zilyetliğini teslim ettiğini, tapulama tespiti sırasında hissenin ... ... adına yazıldığını açıklayarak davalı adına olan hissenin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, ...’ın vekil olduğunu, vekaleten işlem yaptığını, husumetin bu şahsa yöneltilemeyeceğini, sözleşmenin şekil şartı eksikliği nedeniyle geçersiz olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını açıklayarak reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, ... ... adına kayıtlı hissenin tapu kaydının iptali ile ...’ın veraset ilamındaki payları oranında mirasçıları .... adlarına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili ile davalı ... vekili taraflarından temyiz edilmiştir.
Dava, miras payının devri sözleşmesine dayalı olarak 743 ... TMK.nun 612 (4721 TMK.nun 677.) maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamı ile örtüşmemektedir.

Uyuşmazlık konusu 104 ada 8 ... taşınmaz, 19.11.1999 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında Kanuni Sani 1294 tarih, 18, Kanuni Sani 1294 tarih, 27 ve 24.05.1945 tarih, 50 sıra nolu tapu kayıtlarına istinaden taşınmazın yarısının İsmail oğlu... ... adına geri kalan hisse ise,....oğlu ....ve ... adına tapuda kayıtlı olduğu, ilgililerin taşınmazı 1950 yılında 2 parçaya ifraz ettikleri ve halen bu şekilde kullandıkları,...oğlu... ...’ın 1973 yılındaki dul ölümü ile geriye mirasçı olarak çocukları ... ... ve ...’yı bıraktığı başkaca mirasçının olmadığı açıklanarak 14/28 hissesinin veraseten iştirakli olarak... çocukları ... ... ve ... Akyazı adınatespit edilmiş, tespitin 03.04.2000 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuştur. Taşınmazın 14/28 hissesi halen veraseten iştirakçi olarak... çocukları ... ... ve ... ....adına kayıtlıdır. 08.03.1995 tarihli gayrimenkul kat’i satış senedine göre ... ... vekili ... tarafından mevki ve sınırları sözleşmede belirtilen uyuşmazlık konusu taşınmaz 40.000.000 TL bedel ile ...’a satılmış, zilyetliği de bu şahsa devredilmiştir. Uyuşmazlık konusu taşınmaz kadastro tespitinden ve davacının dayanağı olan senet tarihinden önce 24.05.1945 tarih ve 50 sıra nolu tapu kaydı ile satıcı ... ...’ın murisi... ... adına tapuda kayıtlıdır. Dosya arasında bulunan nüfus kayıtlarına göre, Behzat ... 12.03.1973 tarihinde vefat etmiştir. 4721 ... MK.nun 701. (743 s.TKM. m.629) maddesi gereğince... ...’ın terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına aittir. 4721 ... TMK.nun 702. (743 s.TKM. m.630) maddesi gereğince tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır. Satış işlemi de tasarrufi bir muamele olduğundan bir mirasçının tek başına taşınmazı, mirasçı olmayan 3. kişiye satması olanaklı değildir. ... ... vekili ... tarafından yapılan sözleşme miras payının devri sözleşmesi olarak kabul edilse bile şekil şartlarına uyulmadan yapılmış olduğundan geçersizdir.
Bilindiği gibi, miras hakkında miras payının devri sözleşmeleri öncelikle mirasın açılmasından sonra miras hissesinin devri ve mirasın açılmasından önce miras hissesinin devri başlıkları altında ikiye ayrılarak incelenir. Dava konusu olayda miras payının devri, mirasın açılmasından sonradır. Bu hususu sözleşme tarihinde yürürlükte olan 743 ... MK.nun 612. maddesi düzenlemiştir. Anılan maddeye göre, bir mirasçı açılmış bir terekedeki miras payını kendisi ile birlikte mirasçı olan bir diğer mirasçıya veya miras bırakanın çocuklarının içtima ettiği hayatta kalan eşe yahut da 3. bir şahsa temlik edebilir. MK.nun 612. maddesinin 1. cümlesi mirasçıların birbirleri arasında yapacakları devir sözleşmesinin tapulu taşınmazlar bakımından yazılı olması gerektiğini açıkça hükme bağlamıştır ki, burada kastedilen şeklin ve alelade yazılı şekilde (adi yazılı şekilde) olduğu hususunda öğreti ve uygulamada söz birliği mevcuttur.
Miras payının aynı miras bırakanın mirasçısı olmayan 3. bir kişiye devrine ilişkin sözleşmenin ne şekilde yapılması gerektiği konusunda ise, 612. maddede bir açıklık bulunmamaktadır. Bu nedenle de miras payının devrine ilişkin sözleşmenin konusunun tapulu bir taşınmaz olması halinde bu sözleşmenin şeklinin ne olması gerekeceği bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır.
İşte MK.nun 612.maddesinin 2. ve 3. cümlelerinde miras payının mirasçı olmayan 3. kişiye devrine imkan tanımakla birlikte bunun şekli hakkında açık bir hüküm içermemesi karşısında özellikle devir sözleşmesinin terekedeki tapulu bir taşınmaza ilişkin olması durumunda kanunun taşınmaz mülkiyetinin devir ve temlikinin düzenleyen genel kuralları çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. Çünkü taşıdığı hususiyet icabı MK.nun 634, Tapu Kanunun 26, BK.nun 213 ve Noterlik Kanunun 89. maddelerinde (4271 ... TMK.nun 706 ve yeni 6098 ... BK.nun 237. m.) taşınmaz mülkiyetini nakleden sözleşmelerin resmi şekilde yapılması şart koşulmuştur. Bir başka anlatımla 3. kişilere devre ilişkin sözleşme terekedeki tapulu bir taşınmaza ait ise, resmi şekilde düzenlenmelidir. Zira MK.nun 612. maddesinin 1. cümlesinin mirasçılar arasında miras payının devrini kolaylaştırmak için koyduğu istisnanın 3. kişilere yapılan devir içinde geçerli olmasını gerektiren bir durumdan söz edilemez (Prf. Dr. ... Naim İnan-Prf. Dr. Şeref ..., Miras, 3. Bası ... 1995 S: 502, HGK.nun 06.11.1996 T. ve 1996/14-569 esas, 1996/734 ... kararı)
O halde, tapulu bir taşınmazdaki miras payının devrine ilişkin sözleşme ancak, resmi şekilde yapılması halinde geçerlidir.
Davacının dayanağı sözleşme tarihinden sonra yürürlüğe giren 4721 ... TMK.nun 677/2. maddesine göre bir mirasçının 3. kişi ile yapacağı miras payının devrine ilişkin sözleşmenin geçerliliği, Noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır.

Taraflar arasındaki sözleşme yukarıda açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olup mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları tüm bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara ve davalıya ayrı ayrı iadesine 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.