Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili, 394 ada 35 parsel sayılı taşınmazın tarafların müşterek mülkü olduğunu, davacının adına kayıtlı arsa payını, taşınmaz üzerindeki bina ile birlikte 02.08.2005 tarihinde satın aldığını açıklayarak, taşınmaz üzerinde bulunan binanın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin taşınmazda imar uygulaması sonucu 12.11.2007 tarihinde hissedar olduğunu, dava konusu muhdesatın kimin tarafından yapıldığı hususunda müvekkili belediyenin arşivinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, binanın mülkiyetinin mahkemece tespitine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 394 ada 35 parsel sayılı 416,95 m2 miktarlı, arsa nitelikli taşınmazın üzerinde bulunan binanın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesat tespiti istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek davanın kabulüne karar verildiğine ve takdirde ve davalı Belediyenin dava açılmasına sebebiyet verdiğinden harcın davalı Belediyeden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ... vekilinin harç ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu 394 ada 35 parsel sayılı taşınmaz tapuda paylı mülkiyet üzere kayıtlı olup davalının payı 36585/240000 'dir. Bu nedenle yargılama sonunda hükmedilecek harcın ve vekâlet ücretinin taşınmazdaki davalı taraf payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) üzerinden hesaplanması gerekirken, davacı tarafından belirtilen ve harcı tamamlanan dava değerinin tamamı üzerinden hesaplanması doğru olmamıştır. Ancak dava değerinin 36585/240000'i üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinden az olduğu ve hükmedilecek vekalet ücretinin maktu miktardan az olamayacağı gözetilerek, temyiz edilen hükmün 2. ve 3. fıkrasının HUMK'un 438/7 (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yukarıda (2.) bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün harca ilişkin 2.fıkrasındaki “Peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.561,60 TL karar ve ilam harcının davalı belediyeden alınmasına, davacının peşin yatırdığı 853,90 TL harç parasının davalı belediyeden alınarak davacıya ödenmesine” ibaresinin çıkarılmasına, yerine “Alınması gereken 520,65 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 853,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 333,25 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, davacı tarafından peşin yatırılan 520,65 TL karar ve ilam harcının davalı Belediyeden tahsili ile davacıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine, yine hükmün vekalet ücretine ilişkin 3. fıkrasındaki “5.800,00” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “1.800,00” ibaresinin yazılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nin 304. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1.) bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.