Davacı ... vd. tarafından, davalı ... aleyhine 16/12/2010 gününde verilen dilekçe ile muvazaa iddiasına dayalı tasarrufun iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, müşterek miras bırakanları olan ...’ın, ölümünden kısa bir süre önce trafikte adına kayıtlı olan traktörü noter satış sözleşmesi ile oğlu olan davalıya sattığını, keza bu traktöre ait zirai aletleri de davalıya devrettiğini, bu devirlerin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, ortada gerçek bir satış sözleşmesi olmadığını, asıl amaçlananın bağış olduğunu, her iki sözleşmenin de geçersiz olduğunu belirterek, taşınır malların trafikte davalı adına olan kaydının veraset ilamındaki hisseleri oranında iptali ile adlarına trafiğe tescilini talep etmişlerdir.
Davalı, dava konusu traktörü parasını ödeyerek kendisinin satın aldığını ve adına trafiğe tescil ettirdiğini, daha sonra para almadan babasına noterde devrettiğini, babasının da vefat etmeden kısa bir süre önce para almadan kendisine noterde devrettiğini, kimseden mal kaçırma amacı olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, dava konusu traktörün asıl sahibinin muris olması, davalı ile murisin satış tarihindeki sosyal ve ekonomik durumları ile noterde göstermiş oldukları satış bedeli ve gerçek bedel arasındaki fark gerekçe gösterilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dava konusu edilen traktör ve zirai aletler, taşınır mal niteliğindedir. Taşınırların mülkiyetinin nasıl intikal edeceği TMK’nun 763. maddesinde (Eski MK m.687) düzenlenmiştir. Taşınırların elden bağışlanması şekle bağlı olmayıp; bağışlayanın bu şeyi bağışlanana teslimi ile mülkiyet geçer.(Eski BK m.237, Yeni BK m.289). Tarafların, iradelerini saklamak suretiyle yaptıkları görünürdeki sözleşme geçersiz bulunmakla birlikte, gerçekte amaçladıkları sözleşme geçerlidir. Bunun istisnası ise, gerçek sözleşmenin şekle bağlı bulunması halidir. Somut olayda, miras bırakan ile davalı arasındaki gizli sözleşme menkul mal niteliğindeki traktör ve zirai aletlerin bağışlanmasına ilişkindir. Bu gibi sözleşmeler şekil koşuluna bağlı olmadığından mal elden bağışlanmakla mülkiyeti bağışlanana geçer. Muris muvazaasına ilişkin 1.4.1974 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın, ancak tapulu taşınmazlar hakkında ve bununla sınırlı olarak uygulanması söz
konusudur. Menkul niteliğindeki traktör ve zirai aletler ile ilgili ve geçerli olan bu temlik işlemine karşı temlik edenin mirasçıları tarafından (muris muvazaasına dayanılarak) iptal davası açılamaz. Ancak, tenkis hükümlerine dayalı olarak talepte bulunulabilir. Şu durumda, davanın reddi gerekir. Mahkemece, kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.