Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı borçlu olmadığının tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracılık ilişkisi nedeniyle verilen senede dayalı takip nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; Davalıya ait büronun ... Yapı Ltd. Şti. ...'e kiralandığını, kendisinin bu işyerini devir almak istediğini, davalının kendisine aylık 350.- TL den kiraladığını, 350.- TL sini peşin verdiğini, bir yıllık kira parası için senet tanzim ettiklerini, davalının mevcut kiracı ile kira sözleşmesini iptal ettikten sonra kiralananı teslim edeceğini söylediğini, daha sonra bu yeri kullanmaktan vazgeçtiğini, senedini istediğinde yırtıldığı söylendiği halde takibe konulduğunu belirterek, takibin durdurulmasını ve senedin iadesini talep etmiştir. Duruşmada dava dilekçesini tekrarlayarak bir yıllık kira bedeli karşılığında 4200.-TL bedelli senet verdiğini, beyan etmiştir. Davalı vekili; senetten doğan alacaklarının kira alacağı olduğunu, davalının sigortalı olarak çalıştığı kiracı şirketin kira borçları çok biriktiği için davacıdan da kendi rızası ile senet alındığını savunmuştur.
Davacının borcu olmadığına dair yemin teklif etmesi üzerine, davalı asil yemin teklifini kabul ederek, ... ve davacının dava konusu yerde kiracı olduklarını, 2010 yılı 4 ve 5. Aydan sonra kiraları ödemediklerini, bu sebeple davaya konu olan senedin kira borcuna karşılık olduğunu, asıl sözleşmeyi... ile yaptığını, dava konusu olan yeri davacının kullandığını, ... çıktıktan sonra kiralamak bakımından kira bedellerine karşılık olarak senedi düzenlemediklerini, fiilen kullanan kişi davacı olduğu için kira bedellerine karşılık olarak senet düzenlendiğini beyan etmiştir.
Davaya esas olan ve takibe konu 4200.- TL bedelli senet metninde kira alacağına karşılık düzenlendiği belirtilmemekle birlikte, davalı asil fiilen kullanan kişinin davacı olduğu için kira bedellerine karşılık senedin düzenlendiğini beyan etmiştir.
Kira ilişkisinin varlığını ve kira miktarını ispat yükü kiralayana, bedeli ödediğini ispat yükü ise kiracıya aittir. Somut olayda taraflar arasında kira ilişkisi kurulup kurulmadığı tam olarak belirlenememiştir. Bu sebeple dava dışı ... Yapı Ltd. Şti. ... ile yapıldığı ileri sürülen sözleşmenin taraflardan temin edildikten sonra, taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve kira bedeli konusunda davalının, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, sonucuna göre kira ilişkisinin kurulduğu anlaşıldığı takdirde, davacının tahliye tarihi de belirlenmek suretiyle senet nedeni ile davacının borçlu olup olmadığının tespiti gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.