Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davacı, davalı Hazine, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Elazığ ili, Karakoçan ilçesi, ... Köyü çalışma alanında yapılan kadastro sırasında; 102 ada 1 parsel sayılı 459.281,24 metrekare yüzölçümlü taşınmaz orman vasfıyla, 102 ada 14 parsel sayılı 18.454,25 metrekare yüzölçümlü taşınmaz ise hali arazi vasfıyla senetsizden Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı 18.11.2008 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; 102 ada 1,14,16 ve 17 parsellerin kadastro tespitine itiraz ederek, tapu, zilyetlik, ırsen intikal ve taksime dayalı olarak kendi adına tescil edilmesine karar verilmesini istemiş, 102 ada 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin dava, eldeki dosyadan tefrik edilmiştir.
Asli müdahil ... 23.07.2009 tarihli dilekçesiyle; dava konusu taşınmazların kendisine ait olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Taşınmazların bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunmadığı bu nedenlerle taşınmazların niteliğinin Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları doğrultusunda en eski tarihli hava fotoğrafı, memleket haritası ve amenajman planı uygulanmak suretiyle belirlenmesinin gerektiği, bu nedenle mahallinde keşif yapıldığı, keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında dava konusu 102 ada 1 nolu parselin orman sayılan alanlardan olduğunun bildirildiği, 102 ada 14 nolu parselin ise A, B ve C harfleriyle isimlendirildiği, A ve B harfleriyle isimlendirilen kısmın tarıma elverişli olduğu, geçmişte uzun yıllar malikleri tarafından kullanıldığı, C harfi ile isimlendirilen kısmın ise tarımsal üretime uygun olmadığı ve ne geçmişte ne de bugün kullanılmadığının bildirildiği, yapılan keşifte 102 ada 14 nolu parsel yönünden ilgili taşınmazın A ve B olarak isimlendirilen bölümün zilyetliğinin muris ... mirasçılarına ait olduğuna kanaat getirildiği, davacının ilgili parselin kendi adına taksim edildiği iddiasını ispatlayamadığı, C olarak isimlendirilen bölümün hazineye ait olduğunun anlaşıldığı, 102 ada 1 nolu parsel yönünden ise zilyetliğin ekonomik amaca uygun olması gerektiği, dava konusu taşınmazın eğimi dikkate alındığında zirai amaçlı tarım yapılamayacağından davacının ekonomik amaca uygun zilyetliğinin gerçekleşmediği" gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulüne, 102 ada 14 nolu parselin 15.06.2015 tarihli ziraat bilirkişi raporunda A (12.281,64 m²) ve B (1.907,74 m²) harfi ile gösterilen kısmın kadastro tespitinin iptaline, bu yerlerin muris ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda C harfi ile gösterilen 4.264,87 m² kısmın tespit gibi tesciline, 102 ada 1 nolu parselin orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı, davalı Hazineyi temsilen Mal Müdürü ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 Sayılı Kanun) 5304 Sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 Sayılı Kanun) ile değişik 4. maddesi uyarınca 2007 yılında yapılmıştır.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacının 102 ada 1 parsele, davacı ve davalı ... İdaresi vekilinin ise 102 ada 14 parsele yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı Hazinenin 102 ada 14 parselin A ve B ile gösterilen kısımlarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; ziraat bilirkişi raporu doğrultusunda anılan taşınmaz bölümlerinin 15-20 yıldır ekilmediği, diğer bir deyişle, ekonomik amaca uygun olarak kullanılmadığı anlaşılmakla, kadastro tespit tarihi olan 2008'den geriye doğru 20 yıllık zilyetlik yoluyla kazanma olunma şartları davacı lehine oluşmadığı, davacı tarafından kullanım iddiasının kanıtlanamadığından bu yerler bakımından da davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırılık oluşturmaktadır.
S O N U Ç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı ... İdaresi vekilinin 102 ada 14 parsele yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, yine davacının 102 ada 1 parsele yönelik temyiz itirazları yerinde olmadığından reddi ile hükmün 102 ada 1 parsel yönünden ONANMASINA,
Davalı Hazinenin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca 102 ada 14 parselin A ve B ile gösterilen bölümleri yönünden BOZULMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 398,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.