SUÇLAR: Mala zarar verme, kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlâl etme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılmsı
A-Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizinin mümkün olmadığı, katılan sanık müdafiinin dilekçesi üzerine itiraz mercii olan Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2016 tarihli, 2016/734 D. İş sayılı kararıyla incelenerek itirazın reddine karar verildiği anlaşıldığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
B-Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne, katılan sanık ... hakkında ise konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin katılan sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ve katılan sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin katılan sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde tanımlanan kasten yaralama suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli zamanaşımının, sanığın savunmasının alındığı 24.02.2015 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Katılan sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin katılan sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı, aynı Kanun'un 116/1. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında sanığa konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla; konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları yönünden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanığın adli sicil kaydında yer alan, Ereğli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.12.2013 tarihli ve 2013/397 Esas ve 2013/662 Karar sayılı ilâmına konu hakaret suçundan doğrudan verilen 1.860,00 TL adli para cezasının hüküm tarihinde miktarı itibarıyla 1412 sayılı CMUK'nın 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu, sanığın suç tarihi itibari ile de adli sicil kaydında tekerrüre esas nitelikte başkaca bir mahkûmiyet kaydının bulunmadığının anlaşılması karşısında; kesin nitelikte olan hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.