SUÇLAR: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2016 Tarihli ve 2015/211 Esas, 2016/149 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52,51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği eksik inceleme ile hükümler kurulduğuna ve lehe hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle karaların usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanığın, yanında çalışan katılan adına sahte iki senet düzenleyerek, çektiği krediye teminat olması amacıyla bu senetleri Türkiye İş Bankası'na ibraz ettiğinin iddia edilmesi üzerine sanık hakkında açılan kamu davasında; sanık savunmasında suçlamaları kabul etmemiş, örnek olsun diye düzenlediği senetlerin çalışanı tarafından asıl götürmesi gereken senetler yerine yanlışlıkla götürüldüğünü savunmuş, Türkiye İş Bankası'nın 02.03.2016 tarihli yazısı ile borçlu cari hesap kredisine teminat olarak verilen senetlerin sanık tarafından teslim edildiği söylenmiş ve buna dair senet tevdii bordrosu dosyaya ibraz edilmiş, Mahkemece sanık savunması, katılan beyanları, tutanaklar, cevabi yazılar ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçları işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alındığında; Türkiye İş Bankasının 02.03.2016 tarihli yazısı ve dosyadaki kredi sözleşmesi sureti, 12.08.2013 tarihli senet tevdi bordrosu ve sanık savunmaları doğrultusunda, suça konu senetlerin önceden doğan borç nedeniyle mağdur bankaya verildiğinin anlaşılması karşısında dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2016 Tarihli ve 2015/211 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2016 Tarihli ve 2015/211 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2024 tarihinde karar verildi.