Taraflar arasındaki tasarufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, davacının davalı borçlu ...'dan olan kredi alacağının tahsili için başlattığı icra takibi kapsamında borçlunun maaşı üzerine haciz konulması için yazılan müzekkereye, ilk sırada davalı ... haczinin bulunduğundan bahisle, olumsuz yanıt verildiğini, davalı alacağının muvazaalı şekilde oluşturulduğunu, davalı ile borçlunun yakın akraba olduklarını ve davacının alacağının tahsiline engel olmak amacıyla gerçeğe aykırı bono tanzim ettiklerini ileri sürerek dava konusu takip ve maaş haczi üzerine cebri icra yapabilme yetkisi verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, maaş haczinde icra hukuku anlamında sıra cetvelinin düzenlenmediği, bu nedenle sıra cetveline itiraz davasında olduğu gibi ispat yükünün davalıda değil davacıda olduğu, davacının davalının alacaklı olduğu Adana 7. İcra Müdürlüğünün 2015/92 Esas sayılı dosyasındaki bononun muvazaalı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 05.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.