Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/211 Esas, 2015/62 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 220,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; hakkındaki mahkumiyet hükmünü temyiz etme iradesinden ibarettir.
1. Sanığın, ...'a ait Facebook hesabını hukuka aykırı bir şekilde ele geçirip ...'ın arkadaşı olan katılan ...'dan mesaj yoluyla acil bir ihtiyacı için borç istediği, bu kapsamda katılanın cebe havale yöntemini kullanarak sanığın annesine ait olan ancak sanığın kullanımında bulunan telefon numarasına 140,00 TL gönderdiği iddia olunmuştur.
2. Mahkemece yapılan yargılamada, sanığın savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
1. Gerekçeli karar başlığında 29.11.2012 şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin 04.07.2012 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Ancak;
a. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulanan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin (son) fıkrasının hükümde gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,
b. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2012 tarihli ve 2011/99 Esas, 2012/77 Karar sayılı ilamı, adli sicil kaydında 28.06.2012 tarihinde kesinleşmiş görünüyor ise de, yapılan UYAP sorgulamasında söz konusu hükmün suç tarihinden sonra 18.02.2016 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve suç tarihine göre sanığın adli sicil kaydına konu diğer ilamların da tekerrüre konu edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuş olup söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/211 Esas, 2015/62 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hükmün birinci fıkrasında yazılı ''TCK'nın 158/1-f maddesi gereğince" ibaresinin çıkarılarak yerine ''5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi uyarınca'' ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin bölümlerin tamamen çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2024 tarihinde karar verildi.