HÜKÜMLER: Beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2014/487 Esas, 2015/758 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, beraatlerine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği özetle; beraat kararlarının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği; haklarında beraat hükümleri kurulan sanıklar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun internet üzerinden verilen ilan ile gerçekleştiğinin ve tarafların yüz yüze görüşmediklerinin iddia olunması karşısında; eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2014/487 Esas, 2015/758 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2024 tarihinde karar verildi.