SUÇLAR: Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Katılan sanık ... hakkında, katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan iki kez 500,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararlarının, tür ve miktar itibarıyla 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte oldukları ve sanık ... müdafiinin temyizinin ise yalnızca vekalet ücretine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanıklar ..., ..., ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Sanık ...'ın, katılan sanık ...'a ve katılanlar ..., ..., ...'e yönelik hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
2. Sanık ...'ın, katılan sanık ... 'a ve katılanlar ..., ..., ...'e yönelik hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
3. Sanık ...'in, katılan sanık ... 'a ve katılan ...'a, yönelik hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
4. Katılan sanık ... hakkında katılanlar ...'e ve ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca iki kez 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2021 tarih ve 2016/402365 sayılı Tebliğnamesiyle katılan sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükümler yönünden temyiz isteminin reddi, diğer sanıklar hakkında hakaret suçundan verilen hükümlerin ise onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Katılanlar ..., ..., ... vekili ve katılan sanık ... müdafiin temyizinin; katılan sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümleri ile sanıklar ..., ..., ...'in katılan sanık ... ve katılanlar ..., ..., ...'e yönelik hakaret suçundan verilen beraat hükümlerinin hukuka aykırı olmaları nedeniyle bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Bir tarafta ..., ... ve ... bulunduğu, diğer tarafta ise ..., ..., ... ve ...'un bulunduğu iki grup arasında miras meselesi yüzünden husumet bulunduğu, olay tarihinde taraflar arasında çıkan tartışmada, birbirlerine hakaret ettikleri, sanık ...'un da bu sırada ...'e ve ...'a yönelik kasten yaralama suçunu işlediği iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanıklar ..., ..., ...'in katılanlar ..., ... ve ... ile katılan sanık ...'a yönelik hakaret suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
Katılan sanık ...'un katılanlar ...'e ve ...'a yönelik kasten yaralama suçundan ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükümler Yönünden
Hükümlerin tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hükümler Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suç tarihinden itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar, sanıklara atılı suçun tabi olduğu 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. İncelemeye konu dosyada olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükümlerin Temyizlerinde
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Hükümlerin Temyizlerinde
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik, katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ayrı ayrı BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2024 tarihinde karar verildi.