HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli ve 2015/86 Esas, 2016/198 Karar sayılı kararı ile temyize konu edilen,
Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan beraat kararı,
Sanıklar ... ve sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168,62 ve 52 nci maddeleri uyarınca mahkumiyet kararları verilmiştir.

Sanık ...'ın temyiz istemi, kendisine bu işin yasal olduğunu söyleyerek ...'un yaptırdığına, hiç yüz kızartıcı suçunun olmadığına, beraat etmesi gerektiğine ilişkin olup sanık ...'un ve katılan vekilinin temyiz istemleri herhangi bir gerekçe içermemektedir.

1.Sanıkların katılan şirket çalışanına ve temyize gelmeyen diğer katılana karşı 22 ayar olmadığı halde bu ibareleri ve damgayı taşıyan bilezikleri bozdurmak suretiyle aradaki fark kadar menfaat temin etmeleri biçimindeki eylem nedeniyle haklarında kamu davası açılmıştır.

2.Sanık ...'un atılı eylemlerle ilgisinin bulunmadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık ...'in, İzmir'e gidecek olan diğer sanıklarla birlikte orada askerlik yapan oğlunu ziyaret amaçlı araçta bulunduğunu, ...'ın ricası üzerine bir adet bilezik bozdurup parasını ona verdiğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık ...'ın aşamlarda söz konusu bilezikleri ...'un verdiğini ve bozdurmasını istediğini, külçe altınları bozdurarak kar ettiğini söylemesi üzerine böyle işlemde bulunduğunu beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, katılanların oluşu doğruladıkları, bozdurma işlemini gerçekleştiren sanıkları teşhis ettikleri, İzmir Kuyumcular Odasından alınan raporun dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.

3.Mahkeme tarafından sanık savunmaları, katılanların beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre temyize konu kararlar verilmiştir.

A.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden

1.Sanığın, diğer sanıklarla fikir birliği içinde düşük ayarlı altınları katılan şirket çalışanı ...'e satılması eylemine katıldığı hususu sanıkların savunmaları, başka bir yerde aynı araç içerisinde para ve altınlarla yakalanmaları ve tüm dosya kapsamına göre sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu bulunduğu anlaşılmıştır.

2.Sanıklar ... Ve ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden

1.Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri zorunluluğu bulunduğu,

2.Sanıklar hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında 5 ay karşılığı 150 gün yerine 300 gün yazılması ve bu miktar üzerinden hesap yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli ve 2015/249 Esas, 2016/858 Karar sayılı kararına yönelik sanık ..., sanık ... ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanıklar ... ve ... yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2024 tarihinde karar verildi.