HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2020 tarihli ve 2019/145 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

1.Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteği; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, dosya kapsamı itibarıyla sanıklar hakkında mahkumiyete yeterli delil olmadığı, sanıklar açısından dolandırıcılık suçunun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığı, sanıklar hakkında kasıt yokluğundan beraat kararı verilmesi ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.

2. Sanık ...'nın temyiz isteği; mahkemece hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

1.Sanıklar ..., ... ve ...'un, katılan ...'ı dolandırmak maksat ve iradesiyle biraraya geldikleri, sanıkların bu iştirak iradesi çerçevesinde, katılan ...'ı, telefondan aradıkları ve kendilerini Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı görevlisi olarak tanıttıkları, sanıkların katılana, hesabının terör olaylarında kullanıldığını, verecekleri hesaba para yatırdığı takdirde gerçek suçluları yakalayacaklarını söyledikleri, sanıkların hileli beyanlarına kanan katılan ...'ın, sanık ... adına açılan PTT İskenderun Şubesi hesabına 5.000 TL, yine sanık ... adına açılan Ziraat Bankası Şehitpamir Şubesi hesabına 5.030 TL, son olarak da yine sanık ... adına açılan, Yapıkredi Bankası İskenderun Şubesi hesabına 6.000 TL nakit parayı yatırdığı, katılanın toplamda sanıklara 16.030 TL para gönderdiği, katılan tarafından gönderilen paraların, sanık ... tarafından hesaplardan çekildiği, akabinde sanıkların, Dörtyol İlçesinde, benzer şekilde icra ettikleri başka bir dolandırıcılık eylemi sebebiyle suç üstü bir vaziyette yakalandıkları,sanıklar ... ve ...'nin alınan savunmalarında, üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, söz konusu hesaplara yatan paraların suç mahsulü olduğunu bilmediklerini, paraları sanık ...'in talimatıyla çektiklerini beyan ettikleri, sanık ...'in alınan savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini ve diğer sanıkları tanımadığını beyan ettiği son celsedeki savunmasında ise diğer sanıkları bankaya yönlendirdiğini ikrar ettiği anlaşılmakla sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırıcılık suçunu işledikleri kabul edilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'nın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2020 tarihli ve 2019/145 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ...'nın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2024 tarihinde karar verildi.