Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Oluşa ve dosya içeriğine göre mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca hakkında hırsızlık suçu yönünden suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek, güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle alınan uzman hekim raporu ile yetinilmesi,

3-Hükmün gerekçe bölümünde suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK'nın 141/1. maddesi kapsamında kaldığı kabul edildiği halde kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm bölümünde uygulama maddesinin TCK'nın 125/1. maddesi olarak yazılması ve yine gerekçeli karar başlığında suça sürüklenen çocuğun isminin yazılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 13/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.