Taraflar arasındaki, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-
Davacılar vekili; davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, tam kusurlu olarak davacıların babası/eşi ...'e çarpmasıyla ölümlü kaza meydana geldiğini, kaza anında alkollü olan davalı sürücünün kazada tam kusurlu olduğunu, sigorta şirketi tarafından davacılara 38.766,00 TL. tazminat ödendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacılar için 1.000,00'er TL. destekten yoksun kalma tazminatı ve 25.000,00'er TL. manevi tazminatın, kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; daha sonra ıslah dilekçesiyle taleplerini, davacı ... için 4.576,90 TL. ve ... için 1.749,39 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, davalıya atfedilen tam kusuru kabul etmediklerini, kusur oranları dikkate alınarak tazminatların belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davalı tarafın trafik sigortacısı tarafından yapılan ödemeyle, davacıların destekten yoksun kalmaya ilişkin zararları karşılanmış olduğundan, davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı eş için 15.000,00 TL. ve davacı çocuk... için 5.000,00 TL. olmak üzere toplam 20.000,00 TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline dair verilen hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş ve 4. Hukuk Dairesi'nin 2011/4977 Esas- 2012/8626 Karar- 06.05.2012 tarihli ilamıyla "davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddinin
gerektiği; ancak mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda desteğin gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplanmasının doğru olmadığı, şirket müdürlüğü yapan desteğin şirketin idaresine katkısı gözetildiğinde asgari ücretin iki katı üzerinden gelir elde edeceği kabul edilerek, destek zararının buna göre hesaplanması gerektiği, belirtilen gelir üzerinden zararın hesaplatılması ve .. Sigorta tarafından davacılara ödenen 38.766,00 TL'nin tazminatın denkleştirilmesi prensibi uyarınca güncellenerek tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle, davacıların gerçek zararlarının belirlenip hüküm altına alınması gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere göre; davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü ile davacı ... için 4.576,90 TL. ve ... için 1.749,39 TL. destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 15.000,00 TL. ve ... için 5.000,00 TL'nin, kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm; davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle, tarafların kazadaki kusur oranlarına ilişkin durumun ve davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının, temyiz incelemesinden geçerek daha önce kesinleşmiş olmasına; Dairemiz uygulamalarına göre yapılan hesaplamaları içeren uzman bilirkişi raporunun, maddi tazminat yönünden hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davalı ... vekili ve davalı ...'in, aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm olayı nedeniyle, ölenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacıların karşılanmamış maddi zararları bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemlerinin reddine ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen ilk hüküm, davacı vekilinin temyizi üzerine, maddi tazminatın hesap biçimi yönünden bozulmuş, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. Davacı vekilinin reddolunan temyiz itirazları arasında, manevi tazminata ilişkin hüküm kısmı da bulunmaktadır. Halihazırda temyiz talebinde bulunan davalılar ise, davacılar için hükmedilen manevi tazminat ve diğer hususlarda temyiz başvurusunda bulunmamış olduğundan; mahkemenin bozmadan önce manevi tazminat yönünden kurduğu hüküm, davanın tüm tarafları için kesinleşmiştir.
Bu durumda mahkemece, bozma öncesi mahkeme kararının, manevi tazminata ilişkin kısmı bozma konusu yapılmayıp, davanın tüm tarafları yönünden kesinleştiğinden, "bu hususta karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerekirken; daha önce bozma konusu yapılmayan ve kesinleşen manevi tazminatlar için yeniden tahsil hükmü kurulması doğru olmadığından, kararın her iki davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davacı tarafça talep edilen manevi tazminatlar yönünden, dava kısmen reddedilmiş olduğundan, yargılama giderlerinin, davanın kabul ve red oranları gözetilerek belirlenmesi gerekirken, hesaplanan yargılama giderlerinin tamamından davalıların sorumlu tutulması da doğru görülmemiş ve kararın, temyiz eden ... yararına bozulması gerekmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ve davalı ...'in, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; hükmün, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, her iki davalı yararına; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ile ...'e geri verilmesine 13/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.