Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, davalı tarafından Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalanan davacı işyerinin, 26.12.2011 tarihinde meydana gelen yangında tamamen yandığını, işyerindeki tüm emtia, hammadde, dekorasyon ve makinelerin kullanılamaz hale geldiğini belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL. maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının belirsiz alacak davası açma hakkı olmadığını, taraflar arasındaki poliçe özel şartları gereği, her bir yangın hasarında sigorta bedeli üzerinden %10 tenzili muafiyet uygulanacağını, davacının işyerinde eksper tarafından tespit edilen toplam hasarın 56.096,20 TL. olduğunu, belirlenen hasar miktarının muafiyet sınırı olan 123.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle davacının tazminat talep hakkının olmadığını, yangının çıkışı ve kendiliğinden sönmüş oluşu gözetildiğinde şüpheli olduğunu ve davacının hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğunu ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 1.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Yangın Sigorta Poliçesi gereği tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait işyerinin, içindeki emtea ile birlikte, 09.12.2011-09.12.2012 tarihlerini kapsayacak şekilde, davalı tarafından sigortalandığı; poliçe ile yangın rizikosu için de teminat verildiği; davaya konu edilen hasarın, poliçe teminat süresi içinde gerçekleştiği dosya kapsamıyla sabittir.
Taraflar arasındaki, geçerli ve davaya konu hasarı da kapsayan poliçe hükümleri gereği, davaya konu hasarın teminat dışı olmasını gerektirecek bir durumun, sigortacı tarafından ispat edilememesi halinde, davalı sigortacının, davacının işyerinde oluşan hasar bedelini, poliçe kapsamında ödemekle yükümlü olduğu Türk Ticaret Yasası hükmü gereğidir. Ne var ki, taraflar arasında imzalı poliçede, "muafiyet notu" başlığı altında "her bir yangın hasarında toplam sigorta bedeli üzerinden %10 tenzili muafiyet uygulanacaktır" düzenlemesinin bulunduğu; davacıya ait tekstil atölyesindeki, demirbaş ve tesisatın 500.000,00 TL, emtianın 500.000,00 TL. ve makine tesisatının 230.000,00 TL. bedel üzerinden sigortalandığı, böylece toplam sigorta bedelinin 1.230.000,00 TL. olduğu görülmektedir.
Davacıya ait atölyede çıkan yangın nedeniyle oluşan hasar miktarının belirlenmesi bakımından, davalı tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi sonunda düzenlenen 16.01.2012 tarihli raporda ve mahkeme tarafından alınan 30.12.2013 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davacıya ait işyerinde oluşan toplam hasar bedeli 56.096,20 TL. olarak hesaplanmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı tarafından sigortalanan işyerinde oluşan toplam hasar bedelinin, poliçedeki özel muafiyet notu ile konulan % 10'luk muafiyet sınırının altında kaldığı, davacının davalıdan tazminat talep hakkı bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.