5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b-son, 22/3, 52/2,179/3. del.179/2, 50/1-a,52/2 maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 05.05.2009 havale tarihli temyiz dilekçesinin incelenmesinde, temyizinin her iki suça yönelik olup trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden suç vasfını da kapsadığı kabul edilmekle her iki suç yönünden yapılan incelemede;
1- Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; Sanığın tam kusurlu şekilde katılanın vücudunda hayat fonksiyonlarını 2. derecede etkileyecek kırık oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu da nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusurunun bulunmadığına ve erteleme kararı verilmemesine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Sanığın 195 promil alkollü olarak kullandığı aracıyla meydana gelen kaza sonucu katılanın yaralanmasına neden olduğu, sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesindeki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile 89. maddede yaptırıma bağlanan taksirle yaralama suçunun oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 179/3. maddedeki suçun tehlike, 89. maddedeki suçun zarar suçu olduğu, zarar suçunun oluştuğu ahvalde sanığın yalnızca bu suçtan cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokmak suçuna ilişkin 2. bölümünün çıkartılıp yerine "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi suretiyle hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,14.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.