Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/05/2012 tarih ve 2011/861-2012/411 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/12/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av..... ile davalılar vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle hisse senedi devir ve kabul beyannamesi ibareli belge ile müvekkilinden para aldıklarını, istenmesine rağmen paranın ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, TTK, Bankalar Kanunu ve SPK mevzuatını ihlal ettiklerini, durumun soruşturmalarla sabit olduğunu, davalı şirketle ortaklık ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 17.965.90 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında "çoğun içinde az da vardır kuralı" gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak bilirkişi raporu alınmak suretiyle davalı şirket yöneticisinin yüksek kar payı verme ve her istenildiğinde geri alınması vaadi ile davacıdan para aldıkları, bu para karşılığı verilen hisse senedi devir ve kabul sözleşmesinin hükümsüz olduğu, davalıların eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık vasfında olduğu, bu itibarla geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı ... Gıda AŞ. ile davacının hukuki bir ilişkisinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında ortaklık ilişlisinin bulunmadığının tesbiti ile yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 17.965,90 TL temerrüt faizi ile birlikte diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Yimpaş Gıda A.Ş. dışındaki davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadına ilişkin olup davalılar, davacının davalı ... AŞ.’nin ortağı olduğunu ve TTK'nun 329-405. maddeleri gereğince ödediği parayı geri isteyemeyeceğini savunmuşlar ve mahkemece de yukarıda yazılan gerekçeyle bilirkişi raporu alındıktan sonra davalıların eylemi nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilmek suretiyle davalıların zamanaşımı def''inin reddiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalılar davacının ortak olmak amacıyla Hisse Senedi Devir ve Kabul Beyannamesi imzalamak suretiyle para verdiğini, kendisine hisse senedi verildiğini ve geçerli bir şekilde ortaklık ilişkisinin kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların zamanaşımı def'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu hususun tesbiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ise de bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirketlere ait pay defterleri, mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla bu belgeleri incelemek suretiyle davacının ortaklar pay defterinde kaydı bulunduğundan bahisle pay senedi almak suretiyle ortak olduğunu bildirmişler, davalıların haksız fiil sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunun ise yabancı mahkeme kararlarındaki iddiaların varit görülüp görülmemesine göre değişeceğini ve mahkemenin taktirinde olduğunu belirtmişlerdir. Oysa, mahkemenin kararının gerekçesinde de özetlenen SPK raporunda davalı şirketin resmi kayıtlardan ayrı olarak ikincil kayıtlar tuttuğu belirtilmekte olup, bilirkişi incelemesine sunulan pay defterindeki kayıtların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı belli değildir. Davacının dayandığı iki ayrı Hisse Senedi Devir ve Kabul Beyannamesine göre davacı bu hisseleri davalı ...’dan devralmış olup bilirkişi kurulu bu yönden bir inceleme yapmamıştır.
Bu durumda, Dairemizden geçen emsal dosyalarda da belirtildiği üzere tarafların iddia ve savunmaları gözetildiğinde evvelemirde davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalıların tüm ticari defter ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve hazirun cetvelleri incelettirilmek suretiyle davacıya verilen hisse senedinin bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde temsil edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, hususları açıklığa kavuşturulmalı ve bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, pay defterindeki kaydın diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, haksız fiil sorumlulukları bulunup bulunmadığı, üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi ve davalıların zamanaşımı def''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken davacının ortak olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan davalıların eylemi dolandırıcılık olarak nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davalı ... Gıda A.Ş'nin temyizine gelince, bu davalı hakkındaki dava husumetten ret edilmiş olup davalının kararı temyiz etmekte hukuki yararı yoktur. HUMK'nun 427/1. maddesi gereğince davada haklı çıkmış taraf ancak hukuki yararı bulunmak şartıyla hükmü temyiz edebilir. Mümeyyiz davalının temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle mümeyyiz davalılar vekilinin 2 nolu bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte gösterilen nedenle Yimpaş Gıda A.Ş. dışındaki mümeyyiz davalıların temyiz itirazlarının kabulüyle kararın adı geçen davalılar yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte gösterilen nedenle Yimpaş Gıda A.Ş'nin temyiz isteminin reddine, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yimpaş Gıda A.Ş. dışındaki davalılara verilmesine, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin ise davalı ... Gıda A.Ş.'nden alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılar ... ve Yimpaş Holding A.Ş.'ne iadesine, alınmadığı anlaşılan 21,15 TL temyiz ilam harcının davalı ... Gıda A.Ş.'nden alınmasına, 14/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.