Beraat, kaçak sigaraların müsaderesi

Şikâyetçi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi için yeterli delilin elde edilmesine rağmen sanığın beraatine karar verilmesinin hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi için yeterli delilin elde edilmesine rağmen sanığın beraatine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.

A. Şikâyetçi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden;
Suç tarihinde ... Caddesinde bıçakla yaralama ihbarı üzerine olay yerine intikal eden kolluk görevlilerince ... numaralı apartmada bir şahsın saklandığının anons edilmesi üzerine sanığın apartmandan dışarı çıktığı ve sözlü beyanında, ... Parkı önünde tezgahta kaçak sigara satışı yaptığını, olay yerine gelen polis ekiplerinden korktuğu için binaya saklandığını beyan etmesi üzerine sanığın refakatinde tezgah üzerinde toplam 92 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen sigaraları içmek amacıyla satın aldığını, satmak amacının olmadığını ve satarken yakalanmadığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 763,39 TL ve pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığa ait olduğu anlaşılan seyyar tezgah üzerinde satışa hazır halde toplam 92 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği ve sanığın beyanında seyyar tezgahtaki sigaraların kendisine ait olduğunu beyan ettiği gözetilerek, sanığın suça konu sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Suç konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Şikâyetçi Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle suçtan doğrudan zarar görmeyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden;

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.