HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık ... müdafii süre tutum dilekçesinde verilen hükümleri temyiz ettiğini belirtmesi
karşısında; iddianame anlatımına ve sevk maddelerine göre şikayetçi ...'a karşı açılmış dava olmadığı ve Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 18.09.2019 tarihli 2017/20023 Esas 2019/8521 Karar sayılı ilamına göre şikayetçi Serhat Kılıç'a karşı verilen beraat kararının temyiz edilmemesi sebebiyle kesinleştiği anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz kapsamının katılan ...'e yönelik eylem için olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2015 tarihli ve 2013/260 Esas, 2015/107 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2. Anılan kararın Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 18.09.2019 tarihli 2017/20023 Esas 2019/8521 Karar sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2020 tarihli ve 2019/748 Esas 2020/518 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan katılan ...'e yönelik eylem yönünden ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık ... müdafii süre tutum dilekçesi sunmuştur.
Sanık ...; katılan ...'e yönelik eylem için verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
1. Sanık ...'nin kendisini şikayetçilere ... sahte ismiyle tanıttığı ve diğer sanık ...'in şikayetçi ...'den kiralamış olduğu otomobili kendilerinin olduğunu beyan ederek katılan ...'e satmak suretiyle dolandırdıkları, kabulü ile tüm dosya kapsamına göre sanıkların, üzerine atılı dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanıklar; suçu inkar etmişlerdir.
3. Mahkemece sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı belirlenerek suçun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, sanıkların katılan ...'in talep ettiği edim miktarını karşılamaması sebebiyle uzlaşamadıkları anlaşılmıştır.
1. Sanıkların şikayetçi Yücel Tüzer'e karşı eylemleri sebebiyle hüküm kurulmadığı görülmekle bu eksikliğin mahallinde giderilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ...'nin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'nin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin ve sanık ...'nin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.