İNCELENEN KARARIN;
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan İlk Derece Mahkemesi kararının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/3497 Esas, 2019/1640 sayılı bozma kararı üzerine;
1-) Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/116 Esas, 2019/170 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.06.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2.Hükme esas alınan ByLock kullanıcısının sanık olmadığına,
3-Sanığın örgütle bağlantısını gösterir bir delil bulunmadığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine
4. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
1. Sanığın aşamalardaki savunmalarında özetle, dershanedeki bir arkadaşın tavsiyesi ile ByLock indirdiğini, 4-5 kez de kullandığını, ancak bu kullanımım örgütsel bir faaliyet anlamında olmadığını, wifi hattının şifresini aynı apartmanda kaldığı ve üst komşusu Çağlayan Fem Dershanesinde 2015 yılında öğretmen olarak çalıştığını bildiği D. isimli bir öğretmen arkadaşına verdiğini, bylock programını adsl hattı üzerinden hiç kullanmadığını sadece ByLock'u cep telefonuna bağlı internet hattı üzerinden kullandığını beyan etmesi, yine sanığın mahkumiyetine esas alınan 0538330XXXX@tt.net aboneliğine bağlı "243585" İD numalaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına ilişkin tanzim edilen 29.11.2021 ve 20.12.2022 tarihli inceleme tutanaklarında; 243585" İD numaralı ByLock hesabının kullanıcısının D.E. isimli şahıs olabileceğinin, "243585" İD hesabının irtibatları kısmında kısmında bulunan "243593" İD numaralı ByLock hesabının kullanıcı adının "fthbzgn" olduğunun ve bu hesabın gerçek kullanıcısının ... olabileceğinin bildirilmesi karşısında; öncelikle ilgili birimlerden "243593" İD numaralı ByLock tespit ve Değerlendirme Tutanağının getirtilmesi, sonrasında temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan A.B., Y.U, ve C.S. ye ait ifade tutanaklarının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılarak, tespiti halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi, gerekirse bu şahısların tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ile tüm bu delillerin ışığında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Kabul ve uygulamaya göre de;
Önceki hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen Yargıtay bozma kararının da sanık lehine olduğu nazara alınmadan bozma sonrası yapılan yargılama giderinin CMK'nın 325/3 üncü maddesine aykırı şekilde sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/116 Esas, 2019/170 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı, suçun niteliği, mevcut delil durumu, sanığın eylemli olarak kaçma hazırlığındayken yakalanmış olması, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kaldığı ve tutuklulukta geçen süre de dikkate alınarak TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.