İlk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanık hakkında mahkûmiyet

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2019/819 Esas, 2020/258 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Anayasa'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince, kararlar ve hükümlere karşı başvurulabilecek kanun yolları, süreleri, sürelerin ne zaman başlayacağı, başvuru mercii, şekli ve sonuçlarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde ilgililere açıkça bildirilmesinin gerekmesi, anılan Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." şeklinde, 295 inci maddesinin birinci fıkrasında ise "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir." biçimde düzenlemeler bulunması, sanığın tefhim olunan hükme yönelik olarak sunmuş olduğu 10.02.2020 tarihli temyiz dilekçesinin hükmün hukûki yönüne ilişkin bir sebep içermemesi, kararın son bölümünde, temyiz başvurusunda hükmün neden dolayı bozulmasının istendiğine dair temyiz sebebi gösterilmesinin zorunlu olduğuna, gösterilmemesi halinde ise temyiz isteminin reddedilebileceğine dair bildirimi içeren ihtaratın yer almadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarih ve 2019/9. MD-554 Esas ve 2021/117 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, hak kaybının önlenmesi bakımından sanığa yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak meşruhatlı tebligatla, tebliğden itibaren yedi günlük süre içerisinde, yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususunda ihtar yapılmasının gerektiği anlaşılmakla;

Yukarıda belirtilen şekilde sanığa tebligatın yapıldığı tarihten itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yedi günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtaratlı tebligat yapılarak buna ilişkin evrakın dosyaya konulması, sanığın süresi içerisinde gerekçeli olarak hükmü temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek tebliğname ile birlikte, gerekçeli temyiz isteminde bulunulmaması halinde ise mevcut haliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize gönderilmesi için, dosyanın incelenmeksizin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, Oy birliğiyle, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.