Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın kilitli halde bulunan otonun bagajındaki aküleri çaldığı anlaşıldığından eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinin 1. fıkrasının "b" bendi yerine aynı yasanın 141. maddesiyle hüküm kurularak ve kesintisiz takip bulunmayan bu olayda sanığın eylemi tamamlandığı halde teşebbüs hükmünün uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmedilmiş, kabule göre de, sanığın yakalandıktan sonra hırsızlık yaptığı otoyu göstermek suretiyle çalınan akülerin müştekiye iadesini sağladığından hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamak suretiyle hüküm kurulmuş ise de; bu bilgiler çerçevesinde sanığın sabit kabul edilen eyleminin cezası 5237 sayılı TCK'nın 141,143,35/2, 31/3,62 ve 50/1-a maddeleri çerçevesinde 2.320,00 TL adli para cezası olmayıp, doğru uygulamayla 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143,168/1, 31/3,62 ve 50/1-a maddeleri çeçevesinde 3.100,00 TL adli para cezası olacağından, Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 tarih ve 2008/47-43 sayılı kararında da belirtildiği üzere; yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafiinin görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiye ödenen avukatlık ücretinin mali imkanı yeterli olmayan adı geçen sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki yargılama masrafından toplam müdafiilik ücreti olan 403,00 TL ücretin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.