Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1-Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800 TL olduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 1.171,62 TL maddi ve 4.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ilişkin hükme yönelik davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda maddi tazminatın "6.162,36" TL ve manevi tazminatın "12.000" TL olarak yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan ret kararı verilmesi nedeniyle davalı aleyhine hükmedilen toplam "18.162,36" TL tazminat miktarı ve davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak hükmün davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Davacı vekilinin 06.11.2019 tarihli temyiz isteminin katılma yolu ile temyiz olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Davacı vekili, yokluğunda verilen hükme karşı, davalı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine 28.10.2019 tarihinde tebliği üzerine 06.11.2019 tarihinde süresinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteminde bulunmuş ise de, davacı tarafın temyiz isteminin, esasen davalı tarafın temyiz istemine bağlı olarak doğan tamamlayıcı temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu, bu kapsamda, davalı taraf açısından 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması sebebiyle davalı tarafın temyiz istemine bağlı olarak davacı tarafın katılma yoluyla hükmü temyiz etmesinin mümkün olmaması nedenleriyle davacı vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.05.2024 tarihinde karar verildi.