İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava konusu, Düzce ili ... ilçesi ... Köyü 124 ada 17 parsel sayılı 7.858,59 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ve 124 ada 86 parsel sayılı 2.542,23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz fındık bahçesi vasfıyla ... adına kayıtlıdır.
Davacı vekili; 35 nolu Orman Kadastro Komisyonunca Düzce ili ... ilçesi ... Köyünde 3402 sayılı Kanun uygulamasına esas olmak üzere 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulamalarının yapıldığını, bu çalışmalar sırasında orman olan yerlerin de özel mülkiyete konu edildiğini, davalı ... adına fındıklık vasfıyla tescil edilen, daha sonra diğer davalıya satılan dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu, 6831 sayılı Orman Kanunu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) hükümleri gereğince kamu malı olduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, tapuya tescil edilmesinin de niteliğini değiştiremeyeceğini, Çevre ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü Başmüfettişliğince düzenlenen 04.04.2014 tarihli 04 sayılı müfettiş inceleme raporunda belirtildiği üzere taşınmazın idari yoldan Hazineden tahsisinin istendiğini, ancak sonuç alınamadığını belirterek, orman vasfında olmasına rağmen özel mülkiyete konu edilen dava konusu Düzce ili ... ilçesi ... Köyünde fındıklık vasfı ile davalı ... adına kayıtlı olan 124 ada 86 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 124 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 758,81 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın Düzce Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan güncelleme listesinde ve kadastro tutanaklarında "6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır." şerhinin olduğunu ve askı ilanı süresi içerisinde Orman İdaresi tarafından herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, 2/B vasfındaki taşınmazın 6292 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda hak sahiplerinden satışlara ilişkin taahhütname alınmak suretiyle satış işlemlerinin gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; dava konusu yerin 2/B alanına çıkartılmış bir taşınmaz olduğunu, fındık bahçesi olduğunu, kanuni hakkını kullanarak bu yeri satın aldığını beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "kesinleşmiş orman tahdit haritası ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu taşınmazın hükümde belirtilen kısmının bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle 2/B madde kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı anlaşılmakla birlikte, bunun hatalı olduğu ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, Düzce ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii 124 ada 17 parsel sayılı taşınmazın orman yüksek mühendisleri ve harita mühendisi bilirkişileri tarafından düzenlenen 17.04.2018 havale tarihli rapor ve ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 762,96 m2'lik kısmının davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile bu kısma aynı adanın takip eden en son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, orman yapılan kesimin beyanlar hanesinde bulunan tüm ipotek ve şerhlerin silinmesine; Düzce ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii 124 ada 86 parsel sayılı taşınmazın orman yüksek mühendisleri ve harita mühendisi bilirkişileri tarafından düzenlenen 17.04.2018 havale tarihli rapor ve ekindeki krokide (C) harfi ile gösterilen 176,26 m2'lik kısmının davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile bu kısma aynı adanın takip eden en son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, orman yapılan kesimin beyanlar hanesinde bulunan tüm ipotek ve şerhlerin silinmesine" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, "kadastro ekibince yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu parsellerde orman kadastro komisyonunca belirlenen ölçü ve harita işlemlerine uyulmadığı, özellikle 2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan kısma ilişkin sınırlar ile orman tahdit sınırları değiştirilerek dava konusu 124 ada 17 parselin tamamının, 124 ada 86 parselin bir kısmının 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkarıldığı, dava konusu 124 ada 17 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölüm, 124 ada 86 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümün orman kadastro komisyonlarınca 2/B madde niteliğiyle orman sınırları dışına çıkartılmadığı, orman tahdidi içindeki bir yeri 2/B madde niteliğiyle tahdit dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonlarına ait olduğu, taşınmazların 2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılma işleminin münhasıran orman kadastro komisyonlarının görevi dahilinde bulunup, mahkemelerin dahi böyle bir görevleri bulunmadığı halde kadastro ekiplerince orman kadastro komisyonunca 2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmayan alanların orman sınırları dışına çıkarılması geçersiz olup bu kısma ilişkin çalışmaların kesinleşmeyeceği, kadastro ekiplerince 135 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından belirlenen ve uyulan kısımların ise kesinleşeceği, yapılan orman kadastrosunun yok hükmünde olmayacağı, mahkemece kesinleşmiş orman tahdidine ilişkin evraklar ve orman tahdit haritaları getirtilerek orman bilirkişi refakatinde keşif yapıldığı, keşif sonucu uzman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada dava konusu 124 ada 17 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporlarında (B) harfi ile gösterilen kısım ile 124 ada 86 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen kısmın orman kadastro komisyonlarınca 2/B madde niteliğiyle orman sınırları dışına çıkartılmadığı da dikkate alınarak kesinleşen orman tahdidi içerisinde kalan yerlerden olduğunun belirlendiği, yine 124 ada 17 parsel sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen kısım ile 124 ada 86 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın 6831 sayılı Kanun kapsamında 135 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan ve kadastro ekiplerince bu şekilde askıya çıkartılan yerde kaldığı, Orman Yönetimince bu çalışmalara karşı süresinde itiraz edilmediği ve Orman İdaresinin dava açtığı tarihte 2 nci madde uygulamasına itiraz süresinin dolduğu ve çalışmaların kesinleştiği, ayrıca komisyon üyeleri ve kadastro ekipleri hakkında çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... Köyünde yapılan 2 nci madde çalışmalarının, hukuk ve ceza davasına konu olmadığı gibi davacının da çekişmeli taşınmazların eylemli orman vasfı yönünden bir iddiası bulunmadığı, dava konusu 124 ada 86 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın ise uzman orman bilirkişi kurulu tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli kısmın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.