Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; erteleme kararı verilmesine, nakil aracının iadesine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.

2.Sanık ...'ın temyiz isteği; temyize konu kararın eksik incelemeyle verildiğine, suça konu sigaralardan haberi bulunmadığına, adli arama kararı bulunmadan yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, mahkûmiyete yeterli delilin bulunmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 17.10.2014 tarihinde uygulama noktasına gelen sanık ...'ın sevk ve idaresindeki..... plakalı araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada toplam 300 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği ve sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

Sanığın bozma öncesi alınan savunmasında, atılı suçu ikrar ettiği, bozma sonrası savunmasında ise dava konusu sigaraları hediye etmek amacıyla aldığını beyan ettiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun değişikliği nedeniyle iadesi sonrasında, sanığa etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapması halinde cezasında 1/3 oranında indirim uygulanacağına dair tebligat yapıldığı, mahkemeye gelen sanığın bu hususta beyanda bulunmadığı görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ile sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

1.Sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrası gereği cezalandırılması istemi ile dava açıldığı anlaşılmakla, sanığa ek savunma hakkı tanınarak 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrası delaletiyle 5607 sayılı Kanun'un 3/5., 3/10, 3/10- son ve 3/23 fıkraları gereği uygulama yapılması gerekirken ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

2.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği cihetle, soruşturmada etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa bu kapsamda gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde cezasında yapılacak indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, mahkemede bu hususta beyanına başvurulmayan sanığa yapılan tebligatta indirim oranının 1/3 olarak bildirilmesi suretiyle yanıltılması ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3.İddianamede davaya konu kaçak eşyanın müsaderesi talep edilmediği halde, ek savunma hakkı tanınmadan müsadere kararı verilmesi ve dava konusu kaçak sigaraların tümünün müsaderesine karar verilmesi yerine, yalnızca numune olarak alınan sigaraların müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.10.2024 tarihinde karar verildi.