İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili; ... ilçesi ... Mahallesi sınırlarında bulunan ve ekli krokide gösterilen alanın çalılık olduğundan bahisle tespit dışı bırakılan alan olduğunu, bu alanın tespit harici bırakıldığı tarihten bu tarafa nizasız, fasılasız, 20 yılı aşkın süredir, dava tarihine kadar tarla vasfında ekilerek kullanıldığını ve halen de kullanılmaya devam edildiğini, taşınmazın bulunduğu yöre ve köyde 13.03.2017 tarihinde orman tespit çalışmaları yapılarak bu taşınmaz ve civar taşınmazların (tespit harici alanlar ve bazı tapulu alanların) tamamının 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) uyarınca fiili durumları orman olduğundan bahisle orman olarak tespitlerinin yapıldığını ve bu tespitin 13.03.2017 tarihinde köy kahvesinde ilan edildiğini, tespitin hatalı olduğunu belirterek, davacı tarafından yirmi yılı aşkın süredir kullanılan iş bu taşınmazın vasfının tarım arazisi olduğunun tespitine, orman olduğu tespit edilen bu taşınmazın tarım arazisi vasfında olması gerekçesi ile orman tespitinin iptaline, iş bu taşınmazın tarım arazisi vasfıyla orman sınırı dışına çıkarıltılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın ... Devlet Ormanı içerisinde olduğunun tespit edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmaz hakkında 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 Sayılı Kanun), 2896 sayılı 6831 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun'lar (2896 sayılı Kanun) uyarınca kadastro çalışmasının yapılmadığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan arazi kadastrosu çalışmalarında, taşınmazın tespit harici çalılık alanda kaldığının tespit edildiği, dava konusu taşınmazın devletleşen arazilerden olmadığı; taşınmazın 1942 tarihli hava fotoğrafında, 1958 ve 1997 tarihli memleket haritalarında üzerinde orman emvali olmayan kısımlarda yer aldığı; 2004,2006,2011 ve 2015 tarihli uydu fotoğraflarında ve 1993 ve 2003 tarihli hava fotoğraflarında üzerinde orman emvali bulunmayan tarım yapılan alanlar içerisinde kaldığı, taşınmazın güncel durum itibari ile de üzerinde orman ağacının ya da kök kalıntılarının yahut orman müşir bitkilerinin bulunmadığı, bu kapsamda kesinleşmiş tahdit haritasının bulunmaması, taşınmazlar hakkındaki ilk orman kadastro çalışmasının itiraza konu kadastro çalışması oluşu, 1942 tarihli hava fotoğrafında, 1958 ve 1997 tarihli memleket haritalarında üzerinde orman emvali olmayan kısımlarda yer alması, 2004,2006,2011 ve 2015 tarihli uydu fotoğraflarında ve 1993 ve 2003 tarihli hava fotoğraflarında üzerinde orman emvali bulunmayan tarım yapılan alanlar içerisinde kalması, güncel durumu itibariyle taşınmazların orman vasfı göstermemesi de dikkate alınarak, dava konu taşınmazın 6831 sayılı Kanun kapsamında orman vasfının bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 25.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda (A) rumuzu ile gösterilen 3.522,82 m2'lik kısım, (B) rumuzu ile gösterilen 2.551,02 m2'lik kısım hakkında 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro tespitinin iptal edilerek, orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesince, kaldırma kararı doğrultusunda Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/227 Esas sayılı dosyasında orman kadastrosu yönünden tefrik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesi dosyasıyla birleştirildiği, dava konusu taşınmazlar başında kaldırma kararı doğrultusunda keşif yapıldığı, yapılan keşif sonucu dosyaya sunulan bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda hüküm kurulması, bilirkişi heyeti raporunun mevzuata uygun olması, dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Kanuna göre orman niteliğinde bulunmamaları, 1942 yılından bugüne kadarki tüm hava fotoğraflarında taşınmazların orman olarak gösterilmemesi, kadastro tespitinde çalılık olarak tespit dışı bırakılmaları, evveliyatı orman olmayan taşınmazların sadece eğimleri dikkate alınarak orman olarak nitelendirilmelerinin mümkün olmaması birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve Kanuna aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.