MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, davalı borçlu ...'nün alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı üç adet taşınmazı ........2010 tarihinde ablasının üvey oğlu davalı ...'e sattığını belirterek tasarrufların iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı borçlu ..., aciz belgesi sunulmadığını davalı ... ile arasında akrabalık bulunmadığını, taşınmazların üzerindeki hacizler ve ipoteklerle birlikte kısmen borcuna mahsuben ....500.000,00 TL bedelle sattığını, takip konusu senetlerin zorla alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, borçlu ile aralarında akrabalık bağı bulunmadığını, ........2010 tarihli protokol gereğince dava konusu üç taşınmazın kısmen borca mahsuben ....500.000,00 TL bedelle alındığını, iptal koşullarının bulunmadığını, müvekkilinin ekonomik durumunun taşınmazları almaya yeterli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, davacının alacağının tamamının ... .... ... Müdürlüğünün 2010/2978 sayılı dosyasında karşılandığından bu miktar alacağı karşılayacak malın dava açılma tarihi itibarıyla de bilindiğinden tasarrufun iptalini gerektirecek herhangibir husus olmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
... ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun
haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki ... takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278,279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.
İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde .... kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması
halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahıs tasarrufa konu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmeleri gerekir.
Somut olayda, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Davacı vekili eldeki davayı ........2011 tarihinde ... ....... Müdürlüğünün 2010/7462,7463,7464,7465,7466,7467,7468,7469 sayılı takip dosyalarındaki alacağının tahsili amacıyla açmıştır. ... ....... Müdürlüğünün 2010/2978 sayılı takip dosyasından ise davacı tarafından davalılar aleyhine dava konusu ... ... Köyü ... ada ... parsel (yeni tapu numarası 3713 ada ... Parsel) nolu taşınmaz üzerindeki ........2010 tarih ve ....000.000,00 TL bedelli ipotekle ilgili olarak dava konusu takip dosyaları dışındaki onbir senet ve bir adet çeke dayalı olarak ....000.0000 TL alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, anılan taşınmazın 2010/2978 sayılı takip dosyasından ........2012 tarihli ihale sonucu ....940.008,36 TL bedelle satıldığı, ihalenin ........2013 tarihinde kesinleştiği, ihale bedelinin ....108.711,... TL’sinin ....sıra ipotek alacaklısı Vakıflar Bankası AŞ’ne (2010/1209 sayılı takip dosyasına) ....354.981,... TL’nin ikinci sıra ipotek alacaklısı davacıya (2010/2978) ödendiği, kalan ....476.416,45 TL ihale bedelinin ise ........2013 tarihli sıra cetveli gereğince davacının davalı borçludan alacaklı olduğu 2010/7466,7467,7463,7465,7464,7468,7462,7469,7073,7073,7074,7075,7076,7077,7078,7079 ve 7096 (158.774,32 TL alacaktan 48.120,85 TL’sinin 7096 sayılı takip)sayılı takip dosyalarına ödenmesine, 2010/7097 sayılı takip dosyasına para kalmadığından anılan dosyaya ödeme yapılmamasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece davanın açıldığı tarih gözönüne alındığında (ihale davadan dokuz ay sonra; sıra cetveli ise davadan iki yıl dokuz ay sonra düzenlenmiş)davacının eldeki davayı açmakta hukuki menfaatinin olduğu anlaşılmış olmakla davanın esasının incelenmesi; dava koşulları ve iptal şartları yönünden delillerin değerlendirilmesi, varlığı halinde dava konusu ... ada ... parsel nolu taşınmaz ihale sonucu satıldığından ve ihale kesinleştiğinden 2010/2978 sayılı takip dosyasından yapılan ........2013 tarihli sıra cetveli ve davacıya yapılan ödemeler de göz önüne alınarak ödeme yapılan

dava konusu takip dosyaları yönünden davanın konusuz kalıp kalmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hüküm BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yerolmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine ........2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.