Davacı, davalılara ait diş labaratuarında 31.10.1994-30.06.1998 ile 03.09.1999-29.12.2003 arası dönemlerde çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili ve davalılardan SGK Başkanlığı ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının, 31.10.1994-30.06.1998 dönemine ilişkin talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin, mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine;
2- 03.09.1999-29.12.2003 tarihleri arasındaki döneme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan, mülga 506 sayılı Kanun’un 79/10 hükmü uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
506 sayılı Kanunun 4. maddesinde, “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. ”Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve verilen kararın infazı açısından, işverenin kim olduğunun bilinmesinde yasal zorunluluk vardır bu nedenle, sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin hangi işverenler tarafından düzenlenmiş olduğu tespit edilip, hizmet tespitine yönelik davanın, anılan Yasanın 79/10. maddesine göre, sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltmesi gerekir.
İncelenen dosyada; davacı, davalılara ait diş labaratuarında 31.10.1994-30.06.1998 ile, 03.09.1999-29.12.2003 arası dönemlerde çalıştığını, işyerinin davalı ... adına kayıtlı iken, diğer davalı eşi ...'ın devir aldığını belirterek, davalılara ait işyerindeki çalışmalarının tespitini talep etmiş, Mahkeme; davacının, ilamında belirtilen sürelerde davalılardan ...'a ait işyerinde çalıştığının tespitine karar vermiş, diğer davalı ... hakkında olumlu, ya da, olumsuz herhangi bir karar vermemiştir. Vergi dairesinin yazısında ...'ın 1.1.1993 tarihinde diş labaratuarı işine başladığı, bu işini, 31.12.2000 tarihinde terk ettiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında; Mahkemece, davalı ...'a karşı açılmış olunan dava hakkında olumlu, ya da, olumsuz bir karar vermeli, talep edilen çalışma dönemindeki gerçek işverenler belirlenmeli, bu bağlamda, söz konusu işyerinin ... adına kayıtlı iken, diğer davalı eşi ...'a devredildiğinden, bu devir ve tarihi, vergi dairesinden ve ilgili kurumlardan sorularak araştırılmalı, devir tarihi belirlenerek yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kabule görede; dava dilekçesindeki talebe göre, hüküm altına alınmayan süre yönünden, avukatla temsil edilen davalılardan SGK ve ... lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmemesi ve kabul ret oranına göre yargılama giderine hükmedilmemesi sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekili ve davalılardan SGK Başkanlığı ve ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır

S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan ...'a iadesine, 14.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.