Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilerek bozulması üzerine, Yerel Mahkemenin 18.06.2020 tarihli ve 2019/742 Esas, 2020/287 Karar sayılı kararı ile sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; kararın haksız ve usulsüz olduğuna, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme kararı verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.

Suç tarihinde; sanığın iddianameye konu taşınmazda ruhsat ve eklerine aykırı olarak çekme kat terasını kapattığının tespit edildiği, sanığın alınan savunmasında üzerine atılı suçu ikrar ederek inşaatın ruhsata uygun hâle getirilmediğini ve yapı kayıt belgesi almadığını beyan ettiği, Mahkemeye gelen cevabi yazılardan da yapı kayıt belgesinin alınmadığının doğrulandığı, bu nedenle bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın mevcut ruhsat ve eki projelerine aykırı olarak çekme kat meskeninin terasını kapatarak ruhsat alınamaz biçimde bina vasfına sahip üstü kapalı yapı yaparak üzerine atılı suçu işlediğinden bahisle Yerel Mahkemece sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, tutanaklar ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilmesinde ve adli sicil kaydı gözetildiğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kararı verilmemesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair yönlerden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.