Mahkûmiyet

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1,5237 sayılı TCK'nın 62,52/2, 51/1,53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

Sanığın temyiz isteği; Mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçlamaya konu taşınmazın yaklaşık 34 yıllık olduğuna ve babasından kaldığına, ve resen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.

... Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 28.05.2013 tarihli ve 1149 sayılı suç duyurusu ile; ... ili, Merkez,... Mahallesinde bulunan, 1. derece arkeolojik sit, kısmen de 3. derece arkeolojik sit alanında kalan mülkiyeti...ve müştereklerine ait, 658 ada 93 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde yer alan, maliye uzmanlarının 06.01.2012 tarihli raporunda belirtildiği şekilde kaçak olarak yapılmış 149 adet tek katlı, 46 adet 2 katlı betonarme yapı ile 10 adet ahır yapıları hakkında ... Kültür Varlılarını Koruma Bölge Kurulu'nun 15.05.2013 tarih ve 726 sayılı kararı doğrultusunda yasal işlem başlatılmasına karar verildiğinin belirtilmesi üzerine Cumhuriyet başsavcılığınca her aykırılık yönünden farklı dosyalar açılarak soruşturma yürütülmesine karar verildiği, sanık hakkında ... ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, 3247.sk No: 6/1 adresinde kaçak bina yaptığı ve halen kullandığı gerekçesiyle 2863 sayılı Kanuna aykırılıktan dava açıldığı anlaşılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmasında, suçlamaya konu taşınmazı babasının yaklaşık 26 yıl önce yaptığını ve yaklaşık 10 yıl önce vefat ettiğini beyanla suçlamayı kabul etmediği, dosyaya sunulan 16.11.2015 tarihli inşaat bilirkişi raporuna göre; suçlamaya konu taşınmazın yapım tekniği, kullanılan malzemeleri ve genel dokusu değerlendirildiğinde yapının yaklaşık 35-40 yıllık olduğunun belirtildiği, 20.11.2015 tarihli arkeolog bilirkişi raporuna göre taşınmazın 1. derece arekolojik sit alanında kaldığının tespit edildiği, anlaşılmıştır.

Mahkemece, sanığın sit alanı içinde kaldığı belirlenen ve tapusu bulunmayan yeri kullandığı gerekçesiyle mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR

Davaya konu taşınmazın yapım tarihine ilişkin olarak; sanığın yapının babasından kendisine miras kaldığını, ikametine ait elektrik ve su aboneliği bulunduğunu beyanı karşısında ikamete ait elektrik ve su aboneliği başlangıç tarihleri araştırılmaksızın, tapu kaydı ile yapıya ilişkin hava ve uydu fotoğrafları incelenmeksizin düzenlenen inşaat bilirkişi raporundaki tespitlerin eksik inceleme ve araştırma ile yapıldığı kanaatiyle raporda yer verilen tespitler dikkate alınmamış ise de; dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler ile suç duyurusuna ilişkin yazı içeriğinden suçlamaya konu aykırılıklara ilişkin ilk tespitin uzmanlarca düzenlenen 06.01.2012 tarihli raporla yapıldığı dikkate alındığında suç tarihinin en geç 06.01.2012 olarak kabulü gerektiği değerlendirilerek yapılan inceleme neticesinde;

Gerekçeli karar başlığında 06.01.2012 olan suç tarihinin sanığın soruşturma aşamasında alınan ifade tarihi olan 05.08.2014 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.

Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanun'un 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4 fıkrası uyarınca en fazla yarısına kadar uzayacağından, 06.01.2012 tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun'un 66/2. maddesinin (e) bendi ve 67/4. maddesinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, inceleme tarihinden önce gerçekleştiği, dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı Kanun'un 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE;

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2024 tarihinde karar verildi.