Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

Dava, bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatı talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacı yüklenici tarafından, davalı iş sahibi aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2011/10854 takip sayılı icra dosyasıyla yapılan icra takibinde 68.050 TL asıl alacak, 2.459,31 TL işlemiş faiz talep edilmiş, mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 67.059,42 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptâli ile takibin devamına, işlemiş faiz talebinin reddine ve hükmolunan asıl alacak üzerinden 26.823,76 TL icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.
İİK'nın 67/II. maddesi gereğince icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için itirazın haksız ve alacağın likid olması zorunludur. Mahkemece yapılan yargılamada alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda talep edilen asıl alacak kısmen kabul edilmiş, ve işlemiş faiz talebi ise red edilmiştir. Davalı iş sahibi itirazında kısmen haklı olduğundan itirazında tamamen haksız ve alacak likid değildir.
Açıklanan nedenlerle somut olayda icra inkâr tazminatı koşulları oluşmadığından, bu talebin reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nın 438/VII. maddesi gereği kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kabulüyle kararın hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin karar metninden çıkarılmasına yerine “şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine” ibaresinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.435,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 22.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.