Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2016/51 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.240,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği özetle; dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
Facebook'ta gördüğü satılık cep telefonuna ilişkin ilanda belirtilen telefon numarası üzerinden iletişime geçtiği sanıkla ilana konu cep telefonunu satın alma konusunda anlaşan katılanın, kendisine bildirilen ve sanığın üzerine kayıtlı hesap numarasına 26.07.2015 tarihinde 350,00 TL gönderdiği, sonrasında yapılan telefon görüşmesinde sanığın ilana konu telefonu otobüs ile göndereceğini ve 40,00 TL masraf yaptığını söylemesi üzerine katılanın aynı hesap numarasına 27.07.2015 tarihinde 40,00 TL gönderdiği, sanığın söz konusu telefonu katılana göndermediği gibi hesabına yatan 390,00 TL'yi iade etmediği iddiasıyla açılan açılan kamu davasında; tüm dosya kapsamı itibarıyla, sanığa yüklenen eylemlerin zincirleme şekilde bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda gösterilen hukuka aykırılık dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün olan ve aşağıda gösterilen bozma nedeni dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Fethiye (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.12.2012 tarihli ve 2012/673 Esas, 2012/1048 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan doğrudan hükmedilen 1.800,00 TL adli para cezasının karar tarihi itibariyle 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereğince kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması isabetli bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2016/51 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin (8) numaralı paragrafın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.