HÜKÜMLER: Beraat
Çayırlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/55 Esas 2016/50 Karar sayılı kararı ve 30.05.2016 tarihli ek kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu ve 315 inci maddeleri gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çayırlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/55 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.
2.Çayırlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2015/55 Esas, 2016/50 Karar ek kararı ile sanık müdafinin temyiz başvurusu hakkında, 1412 sayılı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz talebinin süre yönünden reddine” karar verilmiştir.
1.Sanıklar müdafinin temyiz isteği, ek kararı temyiz ettiği, vekâlet ücreti verilmesi talebine ilişkindir.
2.Katılanın temyiz isteği, kararın bozulmasına ilişkindir.
A. Sanıklar müdafinin ek karara ilişkin temyiz isteği yönünden yapılan incelemede;
Sanıklar müdafinin yüzüne karşı 28.04.2016 tarihinde tefhim olunan karara karşı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 25.05.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
B. Katılanın temyiz isteği yönünden yapılan incelemede;
Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşım süresinin öngörüldüğü ve kesen son sebep olan sanıkların sorgusunun yapıldığı 21.10.2015 ve 22.10.2015 tarihlerinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
A. Sanıklar müdafinin ek karara ilişkin temyiz isteği yönünden yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek karara yönelik sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Katılanın temyiz isteği yönünden yapılan incelemede;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik katılanın temyiz isteği bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.