Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2015 tarihli ve 2015/45 Esas, 2015/112 Karar sayılı kararı ile, mağdurenin, sanık ile olayın intikalinden 3 sene kadar önce mağdure orta ikinci sınıfa gittiği dönemde, on beş yaşından küçük olduğu zaman diliminde, tanıştıkları ve sonrasında arkadaşlık boyutuna vardığı, ileri aşamalarda flört etmeye başladıkları, bu süre zarfında mağdurenin on beş yaşından küçük olduğu dönemde çeşitli yer ve zamanlarda sanık ile mağdurenin el ele tutuşma, karşılıklı öpüşme, sarılma gibi eylemlerde bulundukları, 18.07.2012 gününde ise mağdurenin evinden ayrılarak sanığın bir erkek arkadaşının evinde iki gün boyunca kaldığı, sanığın bu eyleminin mağdurenin kanuni temsilcisinin bilgisi ve rızası dışında olduğu, iki gün boyunca sanığın mağdureyi yanında tuttuğu şeklinde kabul edilen olayda, dosya içerisindeki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık hakkında; çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi hali ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 103/1, 43/1,62/1 ve 53. üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 234/3, 62/1,50 ve 52/2-4 . maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve eşit dört taksitte ödenmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık Müdafilerinin Temyiz İsteği
Özetle; mağdurenin soyut, çelişkili, tutarsız ve makul kabul edilemeyecek beyanları haricinde dosyada sanığın cezalandırılmasına yeter somut delil bulunmadığına, mağdurenin yaşı hususunda hataya düşüldüğüne, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66'ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 23.10.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Açıklanan gerekçeyle Tebliğanamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, kararında sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik sanık müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.