İstinaf isteminin esastan reddine
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Tavşanlı 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf talebinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı DSİ vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) göre 01.06.1986 tarihinde işe başlanılarak sonuçları 06.09.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmakta olup, çekişmeli 142 ada 1 parsel (eski 2582 parsel) sayılı taşınmaz 02.03.1981 tarihinde kesinleşen arazi kadastro çalışmaları sırasında tarla niteliğiyle tespit edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili Tavşanlı Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde, Kütahya ili Tavşanlı ilçesi Dudaş Köyü sınırları içerisinde kalan 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a bendi hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmaları neticesinde kesinleşen orman sınırları içerisinde kalan ve askı ilanına çıkan 142 ada 1 parsel (eski 2582) sayılı taşınmazın orman sınır hattının içerisinde kalan kısmının tescilinin iptal edilmesini orman vasfı ile ile Hazine adına kayıt ve tescili ile bitişiğindeki Adatepe Devlet Ormanı parsel ile birleştirilmesini istemiş, davalı DSİ davanın reddini savunmuştur.
Tavşanlı Kadastro Mahkemesi'nin 2019/31 Esas 2019/67 Karar sayılı kararında; talebin mülkiyete ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, tarafların istinaf etmemesi üzerine 22.10.2019 tarihinde kesinleşmekle, dosya görevli ve yetkili Tavşanlı 2.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunduğu anlaşılmış bu kapsamda OS noktalarının zemine aplike edilmesi suretiyle aldırılmış denetime elverişli ve hukuka uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne, Kütahya ili Tavşanlı ilçesi ... Köyü 142 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın; teknik bilirkişiler tarafından hazırlanan 03.09.2020 tarihli rapora ekli krokide OS. 39 - 40 nolu orman sınır noktalarının içerisinde kalan krokide "A" ve "B" harfi ile gösterilen A= 15,51 m2 lik kısmın ve B= 280,15 m2 lik kısmın ifraz edilmek suretiyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ayrı bir parsel numarasında orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalı DSİ vekili tarafından istinaf edilmesi sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince, kesinleşen orman kadastrosunun bulunması halinde, bir yerin orman olup olmadığının öncelikle varsa kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanakların uygulanması ile belirlenmesinde zorunluluk bulunmasına, uzman orman ve harita bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümlerinin kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğunun ve tahdide karşı yasal süresinde dava açılmadığı gibi dava tarihi itibariyle orman kadastrosuna karşı genel mahkemede açılabilecek dava yönüyle de hak düşürücü sürenin geçtiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı DSİ vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı DSİ vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.