Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddi ile dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait, 22.07.2020 tarihinde meydana gelen kazada hasarlanan aracın davalı ... nezdinde Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, hasarın tazmini amacıyla sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen talebin reddedildiğini, müvekkiline ait araçta meydana gelen zararın tazmin edilmesi sırasında herhangi bir tedarik iskontosu uygulanmasının kabul edilemez olduğunu beyanla fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 109 uncu maddesi uyarınca daha sonra arttırmak üzere şimdilik 40.000,00 TL araç pert bedelinin davalı ... şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 11.04.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 213.136,57 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan araştırma ve incelemelere göre hasar ve kaza arasında uyumsuzluk mevcut olduğundan hasarın teminat dışında kaldığını, somut olayda sigortalının zararın önlenmesi veya artmasını önleyecek gerekli önlemleri almayarak kusurlu davranışıyla zararın artmasına sebep olduğunu, sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, sigortalının talebinin haksız ve fahiş olduğunu, dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, poliçenin 5. sayfasında eksper tarafından belirlenen kısmi onarım bedelinin esas alınacağının açıkça düzenlendiğini, sigortalının ekspertiz raporu ile tespit edilen onarım bedelini aşan tazminat isteminin haksız ve fahiş olduğunu, müvekkili şirketin Katma Değer Vergisinden (KDV) sorumlu olmadığını, talebi kabul etmemekle birlikte aleyhe bir hüküm kurulacak olması durumunda karşı vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde (AAÜT) belirlenen tutarın 1/5'i olarak verilmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirketi temerrüde düşürmeden bu davayı açtığını, hakkında faize hükmedilmesinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birden çok bilirkişi görevlendirilmesi zorunluluğu, çok sayıda bilgi belge ve delil niteliğine haiz kayıtların dosyaya kazandırılması gerekmekle birlikte sınırlı süre ile sınırlı araştırma ve inceleme yetkisine sahip tahkim yargılaması ile çözüme varılamayacağı gerekçesiyle başvurunun usul yönünden reddi ile dosyadan el çekilmesine, tarafların genel yargı yoluna başvurmakta muhtariyetine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; yargılama süresinin sonuna kadar beklenip bilirkişi atanıp hasar miktarı tespit edildikten sonra verilen "el çekme" kararını izah etmenin mümkün olmadığını, dosyanın kapsamı itibariyle el çekmeyi gerektirecek dava olmadığını, kazadan sonra polis tarafından tutulan tutanak ile olayın nasıl meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalı ... tarafından tayin edilen ekspertiz sonucunda hasar tespiti yapıldığını, rizikonun teminat dışı olduğunu ispat yükünün sigortacıda olduğunu, sigortacının somut delil sunmadığını belirtmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hasarın gerçekleştiği konusunda bir uyuşmazlık olmamakla birlikte hangi zararın uyuşmazlık konusu kaza ile olduğunun ancak araç üzerinde yapılacak bir tetkiki içerir şekilde daha detaylı bir incelemeyle adli yargıda yapılabileceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın meydana geliş şeklinin maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını, trafik polislerince tanzim edilen kaza tespit tutanağı ve alkol raporunun mevcut olduğunu, alınan bilirkişi raporunda "dava konusu araçta oluşan hasarın iddia edilen kazada meydana gelmiş olabileceği" tespitinin yapıldığını, davalı şirket tarafından kasko kesin ekspertiz raporunun sonuç kısmında "hasarın oluş şeklinden araç üzerindeki izlerde ve araç sürücüleri ile yapılan görüşmeler sonucunda kazanın belirtilen şekilde meydana geldiği" kanaatinin bildirildiğini, kaza ile hasar arasında illiyet bağı bulunduğunun tartışmasız olduğunu, uyuşmazlığa konu zararın kasko teminatı kapsamında olduğunu, davalı ... tarafından aksini ispat eden bir delil sunulmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken " el çekme" kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
davalı ... tarafından "Genişletilmiş Kasko" poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın 22.07.2020 tarihinde meyana gelen tek taraflı kaza nedeni ile hasar bedeli talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre İtiraz Hakem Heyeti kararı usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi