HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna dair süre tutum talebine ilişkindir. Sanık müdafiine gerekçeli karar tebliğ edilmiş ancak gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Olay tarihinde Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/3191 Değişik iş sayılı önleme arama kararına istinaden sanığın sahibi olduğu tespit edilen hareket kabiliyeti bulunmayan park halindeki kamyonun kasasındaki bidonlarda gerçekleştirilen aramada 3000 litre kaçak motorin ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı belirlenmiştir.
Sanık savunmasında atılı suçlamayı ikrar etmiştir. Sanık kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katını ödememiştir.
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi delaletiyle 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri ayrı ayrı uygulanarak lehe kanunun tespiti yerine, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3/22. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz buluınmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığa bozma sonrası 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince yapılan etkin pişmanlık ihtaratında indirim oranı hatalı belirtilmiş ise de; sanığın ödeme gücü olmadığını açıkça beyan ettiğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamına göre sanıktan ele geçirilen kaçak motorinin ticari miktar ve mahiyette olduğunun anlaşılması karşısında, hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 08.10.2024 tarihinde karar verildi.