Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ...'nin diğer sanık ...'ın sürücülüğünü yaptığı araçla suç mahaline geldikten sonra zemin katın penceresinden müştekinin ikametinin penceresine tırmandıktan sonra çift camlı olup bilirkişi raporuna göre muhkem olan pvc olan pencereyi tornavida ile kanırtmak suretiyle içeri girerek hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında;sanıkların eylemlerinin 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/1. maddesinde tanımlanan geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve yakınma bulunduğu için 151/1. maddesine uygun mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Sanık ...'ın ortak suç işleme kararı kapsamında, suça doğrudan katıldığı gözetilmeden hakkında 5237 sayılı TCK.nun 37/1. maddesi yerine 39/1. maddesi ile uygulama yapılması,
3-5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün, önceki ve sonraki Yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, sanıkların eylemlerine uyan 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nun ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
4-Sanıklar hakkında, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının gözetilmesine, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle tebliğnameye uygun olarak karar verildi.