Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın suç tarihinde daha önceden tanıdığı yakınanlara ait işyerine giderek giriş kapısının üstünde yer alan boşluğa bırakılan anahtarı haksız olarak alıp kapıyı açmak suretiyle gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin, 765 sayılı TCK.nın 493/2.maddesine uyan suçu oluşturması karşısında yazılı şekilde uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması karşısında; hükmolunan para cezasının süresinde ödenmemesi halinde, gecikme zammı uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümde “gecikme zammı uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.