Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1- Suça sürüklenen çocuk müdafii, 13/11/2013 tarihli duruşmaya katılamayacağına dair mazeret dilekçesi gönderdiği ve mazeretini belgelediği halde, mahkeme tarafından mazeret hakkında bir karar verilmeksizin sanık hakkında hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

2- Suça sürüklenen çocuğun, ablası ... ile eniştesi olan şikayetçi...nın beraber yaşadıkları konuta girerek iki adet altın bilezik ve bir adet altın yüzüğü çaldığının anlaşılması karşısında öncelikle ... şikayetçi sıfatıyla dinlenerek suça konu eşyaların kendisine ait olup olmadığı sorulup kendisine ait olduğunu beyan etmesi halinde şikayetinin bulunup bulunmadığı tespit edilip şikayetinin bulunmaması halinde hırsızlık suçu yönünden, TCK'nın 167/2. maddeleri gereğince kamu davasının düşürülmesine, şikayetinin bulunması halinde ise hükmolunun cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

3- Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan savunmalarında suça konu eşyaların bulunduğu kasanın anahtarının nerede bulunduğunu bildiğini ve elde ettiği anahtar ile kasayı açtığını beyan ettiği, olay yeri inceleme raporu içeriğinden de kasanın anahtar ile açıldığı, anahtarın kasanın üzerinde olduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nın 142/2-d maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek aynı Kanun'un 142/1-b maddesi gereğince uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 07.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.