Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilerek bozulması üzerine, Yerel Mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, Yerel Mahkemenin 29.11.2019 tarihli ve 2018/675 Esas, 2019/640 Karar sayılı kararı ile de, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün aynen açıklanması suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası 43 üncü, 53 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; süre tutum dilekçesi ile kararın bozulmasına ilişkindir.
Suç tarihinde; katılanların polis olarak görev yaptıkları, sanığın alkolmetreyi üflememesi üzerine alkol tespiti için Aksaray Devlet Hastanesinin acil bölümüne getirildiği, burada polis memurlarına hitaben "siz kimsiniz, siz kimin köpeğisiniz” ve olayın devamında “hepinizi s...rim lan” diyerek hakarette bulunduğundan bahisle Yerel Mahkemece sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "Yargıtay (Kapatılan) 18. Ceza Dairesinin 17.09.2015 tarihli bozma ilâmı öncesi verilen ve sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine dair hükme yönelik sanık aleyhine temyiz başvurusunun bulunmaması karşısında, ilk hükümdeki cezayı aleyhe değiştirme yasağı gözetilmeden bozma kararı sonrası hükmün açıklanmasına karar verilen hükümde sanık hakkında erteleme hükümleri uygulanmayarak 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması" hususu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme'nin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, hüküm fıkrasındaki "sanığın 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ilişkin kısımdan sonra gelmek üzere 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi gereğince "5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince sanığa verilen cezanın ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereğince sanığın 1 yıl 2 ay 17 gün denetim süresine tabi tutulmasına, altıncı fıkrası uyarınca denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden ve uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine, yedinci fıkrası gereğince denetim süresi içerisinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi durumunda ertelenen cezanın aşağı çektirilmesine'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.