Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkındaki mahkumiyet kararının sanık tarafından temyiz edilerek bozulması üzerine Yerel Mahkemenin 03.11.2020 tarihli ve 2020/220 Esas, 2020/602 Karar sayılı kararı ile sanığın hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 129 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 4.540,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık gerekçeli kararın tebliğinden sonra açıklanacak sebeplerle kararı temyiz ettiğini bildirmiştir.
Suç tarihinde; sanığa takılan serumun bitimini müteakip katılan olan hemşireye haber verildiği, katılanın başka acil hasta ile ilgilendiği, akabinde sanığın bulunduğu odaya girdiği burada sanığın yüksek sesle katılana bağırarak "sizi şikayet edeceğim" dediği, katılanın da "ben de sizi şikayet edeceğim" demesi üzerine sanığın "şikayet etmezseniz şerefsizsiniz" şeklinde hakaret içeren söz sarf ettiği, katılan ve tanığın beyanı ile bu hususun doğrulandığı, ancak olayın geçtiği yerin herkesçe girilip çıkılabilen bir yer olmayıp müşahede odası olduğu, aleniyet koşulunun oluşmadığı ve bozma sonrası beyanları alınan tanık anlatımları karşısında sanığın eylemini haksız tahrik altında işlediğinden bahisle Yerel Mahkemece sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın savunması, katılanın ve tanıkların beyanları ile tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın katılana yönelik eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ile bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.