Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün sanık müdafisi tarafından temyiz edilerek bozulması üzerine, Yerel Mahkemenin 10.03.2021 tarihli ve 2019/944 Esas, 2021/559 Karar sayılı kararı ile sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62,51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyizi; müvekkiline isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin suç kastının olmadığına, kararın bozulmasına vesaire ilişkindir.
Suç tarihinde şikayetçi polis memurunun bir kapkaç olayını araştırırken sanıktan şüphelenerek durdurduğu, şikayetçinin polis kartını sanığa gösterdiği, bu esnada sanığın kaçmaya başladığı, kovalama sonucu yakalandığında cebinden çakı bıçağını çıkararak polis olduğunu bildiği şikayetçiye bıçakla saldırdığı, şikayetçinin yara almadan saldırıyı etkisiz hâle getirdiği ve sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğinden bahisle Yerel Mahkemece mahkûmiyetine karar verilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın savunması, şikayetçinin beyanı ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmış,
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, cezayı aleyhe değiştirme yasağına ilişkin hüküm uygulanırken uygulama maddesinin “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası” yerine 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin son fıkrası” olarak gösterilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükmün ilgili kısmındaki “CMK'nın 307/son maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.