Sanık hakkında kurulan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, sanığın, mağdurenin annesi şikayetçi ... ile akraba olduğu, şikayetçi ...'ın eşinden ayrılmasından sonra sanığın ...'ın evine gidip gelmeye başladığı, bu gidiş gelişler sırasında sanığın mağdureye bağlandığı, mağdure ile evlenmek istediği, bunun üzerine mağdurenin annesi ...’ın sanıktan evine gelmemesini istediği, çocuklarına da sanığı eve almamalarını tembihlediği, sanığın buna rağmen şikayetçi ...'ın evine geldiği, olay günü mağdure ... ve kız kardeşi ile tanıkların evde olduğu sırada sanığın tekrar geldiği, ...'ın söylemesi nedeniyle evin kapısını açmadıkları, bunun üzerine sanığın yan tarafta bulunan balkonun açık kapısından evin içine girdiği, mağdureye "Seni seviyorum, benim olacaksın" gibi sözler söyleyerek göğsünden tutup kendisine doğru çektiği, mağdurenin ise ittirdiği, daha sonra mağdurenin boğazından tutarak kendine doğru çekip dudaklarından öpmeye çalıştığı, evde bulunan tanık ...'in sanığı engellemeye çalıştığı, mağdurenin tepkisine sinirlenen sanığın kapıya vurarak kapı camını kırdığı, yine mağdureyle ilişkiye girdiğini, anne ve babasına anlatarak evlenmek zorunda bırakacağını söylediği, daha sonra evden ayrıldığı, yine mağdurenin kendisi ile evlenmesini sağlamak amacıyla şikayetçi ...'a ait telefona 3 ayrı günde 10 mesaj göndererek mağdureyle yattığını, mağdurenin cinsel organını ağızına aldığını, bunda mağdurenin de rızasının olduğunu ifade eden sözler kullandığı şeklindeki anlatımla açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/556 Esas, 2015/314 Karar sayılı kararı ile çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1, 62/1.maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile şantaj suçundan aynı Kanun'un 107/1,43,62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası, mala zarar verme suçundan aynı Kanun'un 151/1, 62/1.maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aynı Kanun'un 116/1, 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Şantaj, Mala Zarar Verme, Konut Dokunulmazlığı İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 107/1, 151/1,116/1. maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen 21.05.2015 tarihli mahkumiyetten inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Yukarıdaki bentte belirtilen nedenle onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Çocuğun Cinsel istismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın işlediği iddia olunan çocuğun cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 103/1. maddesinde 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanun'un 12 ve 5271 sayılı Kanun'un 4. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Yukarıdaki bentte belirtilen nedenle onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
A. Şantaj, Mala Zarar Verme, Konut Dokunulmazlığı İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/556 Esas, 2015/314 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Çocuğun Cinsel istismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, başkaca yönleri incelenmeyen Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/556 Esas, 2015/314 Karar sayılı hükmünün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.