İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında; hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası,43 üncü, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, karar verilmiştir.

2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteğinin; sözlerin hakaret olmadığına, ilişkin olduğu belirlenmiştir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; katılan ...'ın Belediye Başkanı olduğu, sanığın kullanmış olduğu Facebook sayfasında katılan ve şikâyetçiyi kasdederek "... denen hain hem PKK'lı hem FETOCUDUR ve 15 Temmuz darbe planını yapanlardandır. Türkiye çapında sıralamada ilk 72. Fetocu haindir. Ona yalakalık yapanlarda FETONUN PKKnın PİÇLERİDİR bu saatten sonra yanında olandı hedeftir hadi sıkıyorsa alın omuzlara büyük başkan diye bu soysuz hainin asıl soyu dersimdir .... Hain piçin yüzüne tükürün yüzüne adamsanız. Kürt olmak alevi olmak suç değildir, suç olan hainliktir aslını inkar edende piçtir", "şu bizim ...'ın şekeri yükselteyim lan şerefsiz hain ... Hani senin şerefsiz hain piç pezevenk danışanın ... varya. Hani o... çocuğu olan bu a..kodumunun piçi senden izinli olarak mı seramik müzesine arka girişten kamerası olmayan yerden girip o.... içeri atıyo.....yukarıdaki yere kimler o... atıp esrar içiyo cevap ver a..kodumunun ...'ı, ...'ı hala danışman tutacakmısın o... çocuğu..vatan haini........'i kapıda peçete satsın anladınmı şerefsiz." şeklinde hakaret içerikli paylaşımlarda bulunduğu, Yerel Mahkemece kabul edilerek sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1. Sanığın Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar karşısında, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde ve İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince kabul olunan maddi vakıaların Kanun’daki tipiklik unsurunu kapsadığı, taleplerinin değerlendirildiği anlaşıldığından Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede

1.Sanığın katılana yönelik hakaret eylemini farklı zamanlarda birden fazla işlediğinden bahisle zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca ceza tayin edilmiş ise de; iddianame anlatımında ve gerekçeli kararda sanığın Facebook sosyal medya hesabından hangi tarihlerde hangi hakaret içerikli ifadeler kullanmak suretiyle zincirleme suç şeklinde atılı suçu işlediği açıkça gösterilip tartışılmaksızın yazılı şekilde ceza tayini,

2. Sanığın eylemlerini iki şikâyetçiye karşı işlediği ve ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,

Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.