Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/98 Esas, 2016/496 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/98 Esas, 2016/496 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.12.2017 tarihli ve 2017/24324 Esas, 2017/25886 Karar sayılı kararı ile "Eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2018 tarihli ve 2018/193 Esas, 2018/399 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2019 tarihli ve 2018/19 Esas, 2019/309 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, savunma hakkının kısıtlandığına, haksız yere ceza aldığına, ilişkindir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli ve 2018/339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesinin savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu belirtildiğinden; sanık ... Kılınç'ın hüküm tarihinde yargı çevresi dışında Türkoğlu 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunun anlaşılması karşısında; savunmasında duruşmalardan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2019 tarihli ve 2018/19 Esas, 2019/309 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.