... Asliye Ceza Mahkemesinin 22/11/2016 tarih 2015/2 Esas 2016/822 Karar sayılı kararının kaldırılarak
1- Sanık ... hakkında beraat
2-Sanık ... hakkında mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2016 tarihli ve 2015/2 Esas, 2016/822 Karar sayılı ilamıyla; sanık ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine; sanık ... hakkında açılan kamu davasının suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeni ile beraatine karar verildiği; verilen kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde;
"... bilirkişilerden alınan rapora göre 2011 yılına ilişkin fotoğraflarda suça konu yapının görünmediği, ancak 2013 yılında çekilen fotoğraflarda suça konu yapının göründüğü, bu nedenle suça konu bu iki tarih arasında yapıldığının kabulü gerektiği, ayrıca yapı nedeniyle doğal sit alanın kalıcı şekilde zarar görmüş olduğu belirlenmiştir.
...suça konu tek katlı betonarme yapının tapu kaydına göre sanık ...'ın 16/07/2010 tarihinde taşınmazı aldıktan sonraki bir tarihte yaptırıldığı anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalara göre tek katlı betonarme binayı gerek hazırlık aşamasında yapılan zabıta araştırması gerekse hava ve uydu fotoğraflarının mahallinde uygulanması sonucu sanık ... tarafından yaptırıldığı konusunda Dairemizce tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur.
...
Diğer sanık ...'nun taşınmazı satış tarihinden sonra suça konu tek katlı betonarme binanın inşaa edilip tamamlandığı anlaşıldığından, üzerine atılı suçu işlemediği anlaşılmıştır.",
Gerekçeleriyle,... Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2016 tarihli ve 2015/2 Esas, 2016/822 Karar sayılı kararın kaldırılarak sanık ...'nun üzerine atılı 2863 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlemediği sabit olduğundan CMK'nun 223/2-b maddesi uyarınca beraatine, sanık ...'ın üzerine atılı 2863 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlediği sabit görülerek neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık ... hakkında verilen beraat hükmü ile sanık ... hakkında verilen erteleme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, erteleme şartlarının oluşmadığına, eksik incelemeye dayalı verildiğine ve re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; suçlamaya konu taşınmazın müvekkili tarafından alınmadan çok öncesinde yaptırıldığına ve buna ilişkin dosyada tanık beyanları olduğuna, 2016 tarihli bilirkişi raporunda da suçlamaya konu taşınmazın yapım tarihinin 2004-2005 yılları olarak belirtildiğine 2018 tarihli bilirkişi raporunda yer verilen hususlar ile 2016 tarihli bilirkişi raporunda yer alan hususların çelişki yarattığına, çelişkinin giderilmesi yönündeki keşif ve bilirkişi inceleme talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, tescil kararının müvekkiline tebliğ edilmediğine, suçlamaya konu aykırılıklara dair yapı kayıt belgesi alındığına, müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine,bir an için iddia olunan suçun oluşma ihtimali düşünüldüğünde dahi müvekkili yönünden CMK.231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmesi ve lehine olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiği halde uygulanmadığına ve resen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.
Çanakkale İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü'nün 05.10.2012 tarihli yapı durdurma tutanağı ile Çanakkale ili,... ilçesi,...köyü, ... mevkiinde yer alan sanık ...'a ait taşınmaz üzerinde 2. derece doğal sit alanı içerisinde izinsiz tek katlı yapı yapıldığının tespiti üzerine yapılan suç duyurusu üzerine 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan soruşturma işlemlerine başlanıldığı, sanık ...'ın soruşturma aşamasında alınan savunmasında suçlamaya konu taşınmazı 2010 yılında satın aldığını, satın aldığı tarihte bu yapının bulunduğunu, önceki sahibinin beyanının alınmasını talep ettiği, yapının bir önceki sahibi ...'nun aşamalardaki beyanlarında suçlamaya konu taşınmazın annesinin tasarrufunda olduğunu, kendisinin yurt dışında yaşadığını, vekaletname ile annesinin taşınmazı 2010 yılında sanık ...'a sattığını, taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği, 24.10.2013 tarihli kolluk tespit tutanağında sanık ... tarafından suçlamaya konu yapının 2012 yılında yaptırıldığının belirtildiği, tapu kayıtlarına göre ...'ın 16.07.2010 tarihinde zeytinlik vasıflı suçlamaya konu taşınmazı satış yoluyla edindiği, ilk derece mahkemesince icra edilen 05.10.2016 tarihli keşif sırasında dinlenen tanıkların suçlamaya konu yapının 2005 ila 2007 yıllarında da var olduğunu beyan ettikleri, sanık tarafından tanık olarak dinlenmesi istenilen ...'in de benzer beyanda bulunduğu, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sırasında dosyaya sunulan 21.10.2016 tarihli inşaat bilirkişi raporunda tek katlı mevcut yapının 2004 ila 2005 yıllarında inşaa edildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sırasında ilan tutanaklarının celp edilmediği, hava fotoğrafları celp edilmeden ve yine keşifte zarar olgusunun tespiti bakımından çevre mühendisi dinlenilmeden karar verildiği gerekçesiyle duruşma açılarak yapılan yargılama sırasında dosyaya sunulan 04.12.2018 havale tarihli çevre mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişi raporuna göre; Google earth 18.07.2011 yılı fotoğraflarında zeytinlik üzerinde herhangi bir bina veya bahçe duvarı yapıldığına dair bir iz bulunmadığının, 03.05.2013 tarihli fotoğraflarına bakıldığında ise mevcut haliyle binanın görüldüğünün, ...'ın 01.06.2012 tarihinde su aboneliği aldığının, dolayısıyla binanın 01.06.2012 yılı öncesinde de var olduğunun, yapının 18.07.2011 ila 03.05.2013 tarihleri arasında yapılmış olduğunun ve doğal sit alanına kalıcı olarak zarar verdiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'nun üzerine atılı 2863 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlemediği sabit olduğundan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine, sanık ...'ın üzerine atılı 2863 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlediği sabit mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca,... Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.