İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2018 tarihli ve 2017/150 Esas, 2018/138 sayılı kararı ile
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci
maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle altıncı fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 23.03.2020 tarihli ve 2018/1438 Esas, 2020/215 sayılı kararı ile
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle;
1.Tanıkların usule uygun dinlenilmediğine,
2.Sanığa isnat edilen eylemlerin 17/25 Aralık süreci öncesine ilişkin olduğuna,
3.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
4.Gerekçesiz şekilde teşdit uygulaması yapıldığına ve
5.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilmesine karar verilen husus dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1-Suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından, tamamı talimat mahkemesi aracılığıyla dinlenilmiş olan, tanıklar ... Ö., ... B., ... K., ... D. ve ... G.'nin beyanlarının belirleyici delil niteliğinde olması nazara alındığında, doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci ikinci ve beşinci maddeleri gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenilmeleri, sanık ve müdafiine soru sorma hakkı tanınması ve soruşturma aşamasındaki beyanları ile çelişki olması halinde çelişkinin giderilmesinden sonra yargılama devamla bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi;
2-Temyiz aşamasında dosyaya gönderilen Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün 21.05.2024 tarihli yazısı ekinde yer alan araştırma tutanağının, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2020 tarihli yazısı ekinde gönderilen örgüt staj evi ile ilgili inceleme ve değerlendirme tutanaklarının ve sanığın eylemleri hakkında anlatımlarda bulunan ...., .... ve ... D. isimli şahısların beyanlarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılama devamla bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 23.03.2020 tarihli ve 2018/1438 Esas, 2020/215 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.10.2024 tarihinde karar verildi.